Bizler birbirimizi tanıdığımızı sanırız. Hâlbuki ne kendimizi tam anlatabiliriz başkalarına ne de başkaları, bizim yarım yamalak anlattığımız kendimizi tam olarak anlayabilirler. Birbirimiz hakkında bir yanılsama içinde yaşar ve ölürüz. Hepsi bu.
Sorun şuydu: Geçmiş geçip gitmiştir. Geçmiş, güya bugünün küllerinden başka bir şey değildir. Şuan yoktur. Şu an yoktur ama tekrar tekrar yaşanır. Tekrar tekrar. Kırıcı bir söz, bir travma, örselenme, bir anı. İyi yada kötü. Ama özellikle kötü yaşantılar, bin kez çarpıyordu insana. Yok olan, artık şimdi olmayan bir olay nasıl oluyor da bin kez yaşanabiliyordu?