Küçücük bir kum tanesi, bedenine yerleşen. Ya özümseye ceksin ya da irinleşecek derinliklerinde. Sancılı kırvanışlarla atıvereceksin uzaklara. Geldiği yere, belki de bambaşka di yarlara savrulup gidecek.
Onun sende kalmasını sağla.
Kol kanat ger gurbetten gelmiş konuğuna. Kendinden bil, benimse...
Devrimci ruha sahip Piraye'nin Istanbul'dan kopmak istememesini yadırgama. Anadolu'nun en ücra köşelerine bile ko şarak gidecek yüreğe sahipti o.
Ona ters düşen Diyarbakır değil, Diyarbakır konaklarına gelin olmak.
Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgür lük âşığı, yüzü insana dönük ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız...
Anlamaya çalış onu.
Karıcığım,
Hasretliğin on ikinci yılı bu
on ikinci yılı Gönül ağzına kadar dolu
Sen diyorum Istanbul geliyor aklıma
Istanbul diyorum sen
Sen şehrim kadar güzelsin şehrim senin kadar acılı.
#nazımhikmet