Acının korkak bir yanı da vardır. İnsanın yaşamaya duyduğu sonsuz istek karşısında geriler, çünkü bu istek düşünüşümüzde yer etmiş olan ölüm ihtirasından çok daha güçlüdür.
Ruh ve akıl, duygu ve keder dediğimiz, çok önemsediğimiz şeylerin gerçekte ne kadar zavallı, güçsüz ve kaypak olduklarını fark ettiğimde hep dehşete kapılırım. Çünkü onlar en aşırı durumda bile olsa acılarla kıvranan bedeni hemen yok edemez ler, insanı yıldırım çarpmış bir ağaç gibi yıkamazlar.
Bir kadının aklından çıkaramadığı ,içinde pişmanlık ve hüzün bıraktığı olayı bu kadar iyi kaleme alınması beni çok şaşırttı. Betimlemeler ve sizi alıp götüren olayları ile elinize aldığınız andan itibaren bitireceğiniz bir kitap. Çevirmen Ahmet ARPAD'ın katkıları ile çevirirken bu kitapta çevirilerim de muhteşem yapıldığını da söylemeden geçmeyelim.
Bir kadının da yaşamın bazı anlarında iradesinin ve isteklerinin dışın da gizemli güçlerin eline düşmesi apaçık bir gerçek kabul edilmeliydi. Bu gerçeği kabullenmeyen bazı insanların kendilerini kolay elde edilenler'den daha güçlü, namuslu ve temiz görmek istemesini de anlamak gerekirdi.