dmavimilena

dmavimilena
@dmavimilena
"Bir çiçeği öldürebilirsiniz,ama bir baharı asla öldüremezsiniz."
Tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz,özellikle en derin ve en önemli konularda hepsinden çok büyüyor yalnızlığımız.
Reklam
"Yaşadığın yerdeki insanlar," dedi küçük prens, "bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar,ama asıl aradıklarını bulamıyorlar yine de."
YARIN DİYE BİR ŞEY YOKTUR Kendimi hafifçe heyecanlı hissediyordum: Bir sürü sıgara içmiştim; son olsun diye bir tane daha yaktım. Bu biter bitmez yatağa girmeliydim: Yarın vücudum dinlenmiş, zihnim açık olmalıydı. Sigarayı içerken Hâmid’den ve mesela bir Davalaciro diskuru veya Ankara’nın ünlü eleştirmecisinden, kendi diliyle yazılmış bir söyleşi okuyayım dedim; ama baktım ki heyecanım bütün anlayışsızlığımı seferber etmiş ve ben en açık alay unsurlarını bile atlayıp geçiyorum, hatta kabalaşacağım; bıraktım. Bu heyecan, şiddetle ihtiyacım olan uykuyu gocundurabilir, onu nasıl defetmeli? Islık çalayım veya bir türkü mırıldanayım dedim; ama ortaya yeni, yani içime doğuveren besteler çıktı: yarına bağlı ihtimallerin, yarın olabileceklerin besteleri… Ve ben, bu arada, sigarayı tazelediğimi gördüm. Sinirlendirici bir şey… Bu sigaradan ne umuyordum yani? Uyku masa başında gelecek değildi ya? Hem de ışık böyle pırıl pırıl yanıyorken? Daha ikinci çekişini yaşayan sigarayı geberttim, ışığı söndürdüm, yatağa girdim ve Allah’ı hatırladım; bana uyku ihsan eylesin diye. Uyumazsam çok kötü olacaktı; hemen uyumalı idim. Bunun için de uykuya en elverişli durum ve şartları gözetmem gerekti: Midemi gözeterek sol yanıma uzanmış ve heyecanımı yatıştıracak bir konu armaya başlamıştım. Çok geçmeden kalbimin de sol yanda olduğunu hatırladım, sağa döndüm. Bedenim böyle daha rahattı, ama kafamda bir eksiklik var gibiydi: Kafam gözlüğünü unutmuş, biri iyice miyop, öteki iyice hipermetrop bir çift göz gibi, utangaç bir panik içindeydi… Evet, kafam. Ve kafam kendi kendini zorladı, sebebi buldu: Sol yana yatarken çevirdiği film kopmuştu. Ekledi: Film bir tabiat manzarası idi ve bu benim eski bir yöntemimdi: Uykunun altın olduğu askerlik günlerinde onun sayesinde pekiyi sonuçlar elde etmiştim; on
Dünyadaki en kötü yanlızlık, yanlış anlaşılmaktan ötürü yalnız bırakılmaktır."
Geçmişte verdiğimiz kararlar geleceğimizin mimarıdır.
Reklam