"Geceleri sabahlara kadar okumayayım da ne yapayım? Ben, el ayak çekildikten sonra odamın kapısını sürmeleyip kitaplarımla baş başa kalmak saatini dört gözle beklerim. Çünkü, bu ömrümün hazin sergüzeştini ve yaşadığım anın ağır sıkıntısını unuttuğum tek saattir. O vakit, bu çıplak ve yalçın oda, gerçek dünyadan daha geniş, daha ferahlı bir alemin munis, sevimli ve her biri sihir ve füsunla yoğrulmuş mahlukları ile dolmağa başlar."
Geri Verilen Kız kitabı uzun zamandır çok popüler ve çok övülüyor ama benim beklentimi pek karşılayamadı. Öncelikle konu gerçekten çok etkileyici aileniz olduğunu sandığınız insanlar bir gün sizi gerçek ailenize geri gönderiyor ve burada bir çeşit yaşam mücadelesi veriyorsunuz. Başkarakterimiz aile bağları ve aidiyet konusunda yaşadığı zorlukları kendi ağzından anlatıyor,ama bu anlatım bana biraz ruhsuz geldi. Daha duygulu belki de daha öfkeli olmasını beklerdim ayrıca hikayenin sonuda sanki biraz aceleyle bağlanmış gibiydi. Bütün bunların yanında kızkardeşler arsında ki bağ kitap da beni mutlu eden tek şeydi.