Kitap İstanbullu zengin iş adamı Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun arasında geçen zorlu bir aşk hikayesini konu alıyor. Tabiki dönemin sınıf farkı ve Kemal karakterinin başka bir kadınla nişanlı olması(Sibel) durumları epey zora sokuyor. Kemal'in sadece sevdiği kadına değil,onun elinin ,dudaklarının değdiği eşyalara bile saplantı derecesinde duyduğu aşk sonucunda bir masumiyet müzesi kuruluyor.Kitabı okuduğum süre boyunca bunun gerçek bir aşk mı yoksa takıntı mı olduğu sorusuna henüz bir cevap bulamadım.Başta ilmek ilmek işlenmiş olan bu aşk hikayesinin sonu biraz aceleye gelmiş gibi hissettirdi,yazar birdenbire büyük aşkı bitirdi.Sonunu umduğum gibi bulamadığım bu hikayenin en beğendiğim tarafı ise dönemin İstanbul'unu çok güzel betimlemelerle anlatmasıydı,insan okurken sanki o günlerde o sokaklarda yürür gibi hissediyor.