İlişki,işbirliği temelinde oluşan bir kucaklaşma. Zorunluluktan ya da insanın kendi isteğiyle de olsa,bir şeyler kazanmak ya da bir şeylerden korunmak amacıyla oluşan beraberliklerde ilişki yaşamamıyor. Oysa insanlar,farkında olarak ya da olmayarak,birtakım beklentilerle birbirlerine yaklaşıyorlar. Çoğu zaman,biri diğerinden,diğeri de ondan kendisini “yaşatmasını” beklerken,şirket ortaklığı benzeri ilişkilerin içinde hapsolup bu kez de beraberliklerin çürümesini bekleyerek. İnsanlar, “Ben ona şunu verdim” ya da “O bana hiçbir şey vermedi” gibi ifadeleri sık kullanıyorlar. Bunu yaparken aslında “ilişkinin kendisine” ne kattıklarını ya da katmadıklarını düşünemiyorlar;aslolanın bu olduğunu bilemediklerinden,belki de örneklerini tanımamış olduklarından. İlişki aynı zamanda,bir şeyleri birlikte yapmaktan mutluluk duymaktır. Önemli olan yapılan iş değil,yapılan şeyin birlikte yapılmış olması ve o şey yapılırken bir bütün olabilmek. Dolayısıyla olmak,yapmaktan önce gelir. Ama artık insanlar,içlerinden gelerek ve sorun yaratmadan,birlikte çalışmaktan haz almaya pek yatkın değiller.