İnsan,hayatını ne kadar ‘hızlı’ yaşarsa,kendisini geçmişine bağlayan ilmikleri o kadar kolay söker atar. Hızlı yaşamak modern dünyanın ritmine ayak uydurmak demektir.Çoğumuz işlerimize belirli saatlerde ve çoğunlukla motorlu taşıtları kullanarak gideriz. Gözlerimizin gördüğü dünya bize sürekli değişen görüntüler sunar. Görüntüler adeta akar ve bu akış içerisinde biz daima bir şeylere geç kaldığımız yahut yetişemeyeceğimiz hissine kapılırız. Modern dünyanın kandırmacası da budur işte: Her şeye yetişmek isterken hiçbir şeye yetişememek,her şeye sahip olmak isterken aslında hiçbir şeye sahip olamamak…
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her insan bir merhamet neferi olduğunda,herkes merhamet için koşuşturduğunda,bir diğerine ışık taşıdığında;dünya daha güzel, daha aydınlık bir yer olacak.