Demet Akcan

Tabii mutluluk tam olarak doğru kelime değil. Günün birinde durulursun. Artık mutluluk özlemi çekmezsin ama kendini kandırılmış ve soyulmuş gibi de hissetmezsin. Günün birince her şeyi, cezayı ve ödülü, her şeyden payına düşen kadarını aldığını çok net görürsün. Onlar için fazla ödlek olduğun ya da belki yeterince cesur olmadığın şeyleri alamamışsındır. Hepsi bu. Bu bir mutluluk değil, bir kabullenme, idrak ve huzurdur. Bir gün bu noktaya da gelinir. Sadece bedeli çok yüksektir.
Reklam
Nedir asıl sorun diye düşünüyorum. Asıl sorun? Asıl sorun tek başına ayakta durabilmekte, yalnızlığı öğrenebilmekte mi? Asıl sorun sevgisiz yaşayabilmekte mi? Sevgisiz kalıp direnmeyi, sevgisiz kalıp gene de boyun eğmemeyi, dilenmemeyi öğrenmekte mi? Asıl öğrenmemiz gereken şey sevgisiz bir yaşam düzeni mi?
Hayatıma hayat diyemem artık. Sarı yazgım her sonbahar onu biraz daha fazla, ömür yaptı. Maviye de, yeşile de dili dönmez ömrümün artık.
Kazanlar dolusu çorba kaynatsam sanki, Artık kimse mutlu olmayacaktı.
Ve mutluluk da, bilindiği üzere, öznel gücüyle kimliğe dayalı her türlü engeli hafifletir. “Sadece aşıklar dünyadadır” formülünün anlamı budur: Aşıkların kendi eseri -yani aşk- onları birbirinden ayırabilecek, uzak düşürebilecek her şeyi kimliksizleştirir.
Reklam