…O sırada karşıma ölüm çıksa bana imkansız görünürdü. Çünkü hayat benim dışımda değil, içimdeydi; filozofun biri, çok ileride de ola bir gün ölmek zorunda olduğumu, tabiatın ölümsüz güçlerinin, onun kutsal ayaklarının dibinde benim bir toz zerreciğinden başka bir şey olmadığım tabiatın güçlerinin benden sonra yaşayacağını, benden sonra da bu yuvarlak kabarık falezlerin, bu denizin, bu ay ışığının, bu gökyüzünün var olmaya devam edeceğini ileri sürse, acıyarak gülümserdim! Mümkün müydü, dünya nasıl benden daha uzun ömürlü olabilirdi?
…şuuraltlarını aç bak - aynı basit mekanizma - tekdüze bir yaşamı değiştirme içgüdüsü - ellerine düştü ya bir konu - onu berbat edesiye oynayacaklar - bir şeyi sevememenin, bir şeye kendini verememenin - kendi kendine yetememenin verdiği kişilik azlığı - kimi bunu iyilik adıyla - kimi kahramanlık diye - kimi kendini göstermek için bir fırsat sayarak - yani içinde kalmış, bir türlü yaşama geçiremediği görüşleri, istekleri, felsefeleri var ya - ama yeri değilmiş, mekanı değilmiş - bir de ağızlarından özgürlük, kişiye saygı, kişilik, birey lafı eksik olmaz - ayol ilk önce kendi yaşamınıza sokun bu erdemleri - iki insan birbirini ‘seviyor’ diye bütün ruhi fonksiyonlar seferber ediliyor - bütün maddi manevi kuvvetler ortaya dökülüyor - sanat manat, ilim milim, uygarlık muygarlık da neymiş.