Adaletin ince ipiyle asılıyken güvenim,
Ve bütün şehirde
Lambalarımın yüreğini paramparça ettikerinde,
Aşkımın çocuksu gözlerini
Kanunun kara mendiliyle kapattıklarında
Ve arzumun istiraplı şakaklarından
Kan fiskiyeleri fışkırdığında
Benim hayatım
Duvar saatinin tiktaklarından başka bir şey olmadığında
Anladım ki mutlaka, mutlaka, mutlaka
Sevmeliyim delicesine.
Ve meydanın kargaşasında, zekice şehri görmeye gelen
Şarkıcının paralarına alkış tuttuk
Senden sonra, birbirimizin katili olan bizler
Aşk için yargıda bulunduk
Belki gerçek, o iki genç eldi, o iki genç el
Karın durmak bilmeyen yağışının altında gömülen
Ve gelecek yıl, baharda
Pencerenin ardındaki gökyüzüyle birlikte uyuyan
Ve bedeninde fışkıran
Hafif yüklü dalların yeşil fiskiyeleri
Tomurcuk açacak, ey sevgilim, ey eşsiz sevgilim
İnanalım soğuk mevsimin başlangıcına...