Hiç düşündünüz mü bu denizlerin, şu ulu bozkırın sonu nerede biter? Denizlerin arkası nereye dayanır? Gün nasıl doğar, nasıl batar? Günün arkasında ne var? Radyo nasıl söylüyor, kuşlar nasıl uçuyor, hiç düşündünüz mü?
Gökyüzü öyle yıldızlı, öyle berraktı ki, onu gören kendine sormadan edemezdi:Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?