"Susan Sontag "dünyaya bir dizi potansiyel fotoğraf gibi bakan zihniyet"ten bahsederek "gerçekliğin gitgide, fotoğraf makinesinin gösterdiği şey gibi göründüğünü" ileri sürer."
"Bir kuş nasıl yuvasını bedeninin hareketleriyle şekillendirirse, geleneksel kültürlerde de beden inşaata kılavuzluk eder. Dünyanın çeşitli bölgelerindeki, kil ve topraktan yapılmış yerli yapılar, gözden ziyade kas ve dokunma duyusundan doğmuş gibidirler."
"Zamanın deneyimi ve mekânın deneyimi hız aracılığıyla birbiriyle kaynaşmıştır ve bunun sonucu olarak iki boyutun açık biçimde tersyüz oluşuna tanıklık etmekteyiz: zamanın mekânsallaşması ve mekânın zamansallaşması. Teknolojik dünyadaki muazzam hız artışına ayak uydurabilecek tek duyu görmedir. Ama gözün dünyası bizi gitgide hız ve eşzamanlılığın yassılaştırdığı daimi bir şimdide yaşamaya itmektedir."
"...basit insanlar her zaman herkes için bedel öder; onların yararına konuşanlar için bile...
...Yalnızca bir köylüydü ve o kendisini ilgilendirmeyen bir şeyin bedelini ödüyordu."