Sanki yaşamının büyük bir bölümünün üzerinden bir fırtına esmiş, olan biteni alıp süpürmüştü, zaman bile bulutlar gibi belirsiz ve ölçüsüz akıp gitmişti.
"Hayat böyle bir şey, ine çıka, düşe kalka ilerliyor insan yolunda. Çok gözyaşı döktüm, çok sevindim, çok üzüldüm ama hep mutlu oldum. Çünkü sevdiğim işi yaptım, yapıyorum. Ben sevinerek uyanırım her güne. Çünkü her günü çok severim. Bütün sıkıntılara rağmen yaşamaktan hiç vazgeçmedim."
“ Füreya Koral, yaşama 26 Ağustos 1997 yılında, Osmanoğlu Kliniği'nde veda etti.
O şimdi , yaşama başladığı yerde, Büyükada'nın çamları altında , Cumhuriyet devrinin ilk kadın seramikçisi olmanın ve kendinden beklenildiği gibi, sanat dalında ülkesine çok şey vermenin gururu içinde uyuyor. “