Mesutcan

Mesutcan
@dodskamp
"Loving you, was like loving the dead."
"Köylülere maruz kaldıkları sömürüyü anlatma üzerinde yoğunlaşmıştık. Peki, bu sömürü, kendisini nasıl göstermekteydi? Bu en belirgin biçimde kendisini, köylülerin kötü muameleye maruz kalmasında gösteriyordu. Düşman ordu tarafından işgal edilmiş bölgelerde kadınlara tecavüz; erkek, kadın ve çocukların öldürülmesi, ordu için halktan zorla yiyecek toplanması ve başka hizmetler istenmesi gibi olaylar gündemdeydi. Bunun için belirleyici olan, bireye karşı fizik imhaya kadar varabilen negatif tutumdur. Zira bu modern ordu, iaşe yolları kuracak ve halktan gelebilecek düşmanlıklara karşı önlemler alabilecek, son derece örgütlü bir lojistiğe sahiptir."
Siyaset
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Öte yandan, özellikle kadına karşı davranışlarda, kendisini gösteren köleciliğin özellikleri de görülebiliyordu. Kadın, alınıp satılabilen bir mal gibidir. Kişisel mülkiyet olarak statüsünü veya bir erkeğin sahip olabileceği kadın sayısını, ne yasalar ne de anlaşmalar düzenler. Sahip olabileceği kadın sayısını, erkeğin ekonomik durumu belirlemektedir. Kadın satılır ve böylece, genel olarak ev ve tarla işlerine, çok az katkı sağlayan erkeğin malı olur. Erkek sadece, avlanma gibi görevleri üstlenir ve kadınlar, bu işte de erkeğe eşlik ederek aktif katılım sağlarlar. Toprağın işlenmesi, ürünün taşınması, yemek yapmak ve çocuk bakımı, kadının sorumluluğundadır. Aslında kadın, evcil bir hayvandır."
"Ovada avlanmak için çok sayıda geyik cinsi bulunur. Dağlarda fil ve maymunların dışında, az sayıda boğa avlanabilir. Hele maymun, çok miktarda vardır. Maymun eti yenilebilir bir ettir ve tadı da az çok lezzetlidir. Fil eti ise sert, lastik gibidir. Fakat açlık, en iyi aşçıdır."
"Kongo'da geçirdiğim o son saatlerde, şimdiye kadar hiçbir yerde, ne Küba'da, ne de dünyayı dolaştığım sırada, başka bir yerde olduğu kadar yalnız hissetmemiştim kendimi. Şunu söyleyebilirdim. Yürüdüğüm yol boyunca, hiçbir zaman bugünkü kadar yalnız olmadım."
Bir rüyanın sonu..
"Kongolu yoldaşların, tahliyemizi nasıl değerlendireceklerini düşündükçe utanıyordum. Geri çekilişimiz, kaçıştan başka bir şey değildi. Hatta bazı insanların, orada bırakılması için gerçekleşen bir yanıltma manevrasının suç ortaklarıydık. Öte yandan, şimdi ben kimdim? Fidel'e yazdığım veda mektubundan bu yana, yoldaşlarımın bana, Küba'nın somut problemlerinden uzaklaşmış, başka bir dünyanın insanı olarak baktıklarını hissediyordum. Nefsimi yenip, kendimizden son bir fedakarlık, yani Kongo'da kalma fedakarlığını yapmayı isteyemiyordum. Böylece son saatleri, yalnız ve çaresiz geçirdim. Nihayet, gece saat 02.00'da, Küba mürettebatlı botlar geldi. Akşam ulaşmışlar ve hemen yola koyulmuşlardı. İnsanların tümü botlara sığmıyordu ve zaman daralmaktaydı. En geç sabah saat 03.00'te, yola çıkılması talimatını verdim. Saat 05.30'da, hava aydınlandığında gölün ortasında olacaktık. Tahliye örgütlendi. Botlara önce hastalar bindi, daha sonra da Masengo'nun bütün kurmayı, kendisi tarafından seçilmiş yaklaşık kırk kişi, ardından bütün Kübalılar. Sonra acınası ve pek şanlı olmayan bir gösteri başladı. Onları da almamız için yalvaran adamları reddetmek zorundaydım. Geri çekilişimizin en ufak bir azameti yoktu ve kimse isyan etmiyordu. Düşmanın bize karadan ateş açma olasılığına karşı makineli tüfekler yerleştirilmişti fakat hiçbir şey olmadı. Kongolu kaçakların şefi, botları halatların ritminde ilerleyerek serbest bırakmak zorunda kaldığında, yalvarma ve sızlanmadan başka hiçbir şey duyulmuyordu."
Siyaset