10/10
··
55 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:36
"Konan göçer, doğan ölür elbet. Irmak denize, deniz ırmağa kavuşur sonunda; ruh kaynağına, kaynak da ruhuna muhtaç değil mi şunun şurasında?" Bazı kitapların anlamı içeriğinde değil, Ona atfettiğiniz anlamdadır. Bu kitabında benim için anlamı öyleydi, okuyan herkesin o anlamı bulabilmesi umuduyla
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Adnan İslamoğulları / Muhayyel. 1962 yılında Bursa'da doğan yazar, ilk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamlamıştır. Üniversite eğitimini yarıda bırakarak, basın ve yayın alanına yönelmiş pek çok gazete ve dergide yazarlık ve yöneticilik yapmıştır. Bir şizofren olan Ömer Kumanovalı'nın hikayesi. Yazar, ilk iki romanı Kuyu ve Külhan'da ülkücü bir gözle 12 Eylül öncesini romanlaştırmıştı. Sade dili, heyecanlı anlatımı ile okuyucuyu etkilemişti. Müntehir romanı ile psikolojiye yöneldi, intihar olayını etkileyici bir üslupla ortaya koymuştur. Bu roman ile bir şizofrenin dünyasına girerek, oynadığı kelime oyunları ile okuyucu da iz bırakmaya devam ediyor. Yazar gibi evlad-ı Fatihan olan romanın kahramanı Ömer, doğduğu andan itibaren pek çok psikolojik sıkıntılarla karşı karşıyadır. Aile içi ilişkilerin gelgitleri, sevgisizliğin insan üzerindeki etkileri, toplumda meydana gelen sosyal, kültürel değişimler, Ankara sokakları, Bursa'nın köyleri, deniz, tabii ki 12 Eylül öncesi Ülkemizde yaşanan siyasi olaylar, devletin siyasi organizasyonlara soktuğu ajan provakatörler, iyi niyetle görevini yapmaya çalışanlar, göçmen ailelerin yaşayışı, kültürü yazarın anlatılarında olmazsa olmazlarıdır. Bir şizofrenin karanlık zihnini tanımak, yazarın kelimeler ve kelimelerin anlamıyla oynayarak meydana getirdiği dünyada, beyninizi zorlayarak bir gün geçirmek için okumalısınız. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
MuhayyelAdnan İslamoğulları · Ötüken Neşriyat · 202617 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 166. kitabı
Knut Hamsun’ın o çiğ, çarpıcı ve insan ruhunu çırılçıplak bırakan modernist kalemiyle, Christiania (Oslo) sokaklarında bir lokma ekmek bulabilmek için gururuyla, zihniyle ve varoluşuyla amansız bir savaşa giren isimsiz bir yazarın o trajik çırpınışlarını içim ürpererek okudum. Yazar; sadece fiziksel bir açlığı değil, bir sanatçının entelektüel açlığını, toplum tarafından dışlanmışlığını ve o uçurumun kenarındaki gururunu öyle muazzam bir bilinç akışı tekniğiyle işlemiş ki karakterin açlıktan doğan sanrılarını, öfkesini ve o gururlu deliliğini adeta kendi bedenimde hissettim. Sefaletin ortasında bile dehasından ve onurundan ödün vermemek için direnen modern insanın o içsel cehennemini anlatan, dünya edebiyatında psikolojik roman türünün öncüsü sayılan, sarsıcı, rahatsız edici ve çok güçlü bir zamansız başyapıttı.
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
İlk ama son değil..
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:22
Doğan hoca, bizim aile kitaplığımızda hep yer edinse de hiç fırsat olup da onun kitaplarından birisini okuyabilme fırsatı edinememiştim. Belki de onları okuyup algılayabilecek yeterli olgunluğa ve kapasiteye ulaşamadığım için. Mış Gibi Yetişkinler bu nedenle benim rahmetli hocamızdan okuduğum ilk kitabı. Ve yine bu nedenle bir anda Timur ve Yakup hoca karakterlerinin içine, sohbetlerine dahil olunca bir dumura uğradım. Ancak öğrendim ki aslında bu iki başrol karakter Doğan hocanın "Gerçek Özgürlük" kitabında da yer ediniyor. Yakup hoca ve Timur'un sohbetleri bütün kitabı oluşturuyor diyebiliriz. Şöyle ki Timur, Hatice teyzesinin evinde bir süreliğine kalmakta. Hatice teyzesi, eşi Recep Bey, ergenlik çağına yeni giren kızları Ayla ve yedi yaşındaki oğulları Erol ile beraber yaşıyor. Timur öncesinde zaten Hatice teyzesinin ve Recep eniştesinin kendi aralarındaki ve çocukları ile olan iletişimdeki sorunları gözlemliyor. Ancak bir gün teyzesi oğlunu yok yere dövdüğü zaman bütün bu gözlemlerini paylaşmak için hocası Yakup'a gidiyor. İkisi arasındaki sohbetler bu şekilde başlıyor. Ve ilk kavramı öğreniyoruz: Yetişkin Çocuklar. Yetişkin çocuk, bedenen geliştiği halde duygusal olarak gelişemeyen insanları ifade ediyor. Ve bu çocuk kalmış insanların hayatlarını, yaşam örüntülerini, aile sistemlerini, toplumla ve aile içindeki sistemlerini, ikili ilişkilerini Timur Bey'in ailesi üzerinden konuşuyorlar. Sonrasında ise çoğalıyorlar. Hatice teyzenin yeğeni de katılıyor onlara, yani Leman Hanım. Leman Hanım'da Eskişehir'den İstanbul'a gelmiş. Çünkü 8 ay önce evlendiği eşi ile bazı sorunlar yaşıyorlar. Eşinin evlenmeden önceki haline oranla çok değiştiğini, kendisine ve ailesine karşı olumsuz söz ve davranışlarda bulunduğunu anlatıyor. O da bu sohbetlerde kendisini anlatıyor ve
1000Kitap
'Mış Gibi' YetişkinlerDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20253,258 okunma
Puan vermedi·57 syf.··
2026 170. kitabı
Çocukların sorduğu sorular ile bankacılık ve iktisadın anlatıldığı kısa bir çocuk kitabıydı. İçinde güzel kısa bilgilere yer verilmiş. Tavsiye ederim.
Çocuklar Soruyor Tarih Dede ve Bilge Öğretmen AnlatıyorY. Doğan Çetinkaya · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202431 okunma
95 Tez Endüljans
3/10
·84 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 13:40
Merhabalar, bugün sizlerle beraber 95 tezi inceleyeceğiz. Ama önce yazarı olan Martin Luther'i ele alalım. 1483'te orta hâlli bir ailenin çocuğu olarak doğan Martin Luther; besteci, ilahiyatçı ve keşiş olarak hayatını sürdürmüştür. Yaptığı reform hareketleri ve yayımladığı 95 tez ile dünya tarihinde damga vurmuş isimlerin arasında kendisine hak kazandı. Yaşamı boyunca Papa'nın samimiyetsizlikle yaptığı endüljansı eleştirmiş ve her daim mücadele etmiştir. Bu metinde gerisine pek de değinmeye gerek yok. Zira bir zamanlar Papa'nın insanları nasıl kandırdığı apaçık ortada. O hâlde biz metini inceleyelim. Kitapta çoğu Papa'nın günahları bağışlamasının, özellikle para karşılığı ve samimi olmadan yapılan çıkar ilişkisinin, aşağılandığı barizdir. Ancak Papa'yı tamamen reddetmek değil onun yetkilerini kısıtlamayı seçer. Fakat kendi metininde bir o kadar çelişkili olduğu aşikârdır. Mesela ilk 10 tezde 6-8.p tezler arasına baktığınızda Papa'nın aracılığıyla Kutsal Ruh'un insanlara lütuf verdiğini söylerken, 30-35 tezler arasına baktığınızda Papa'nın insanları Tanrı'ya yaklaşırdığını söyleyenlerden kaçınılması gerektiğini ifade etmiştir. Bir yandan endüljansı reddederken öteki taraftan da Papa'nın lütuflarının her yere yayılmasını istiyor. Papa'nın insanları affetme konusunda samimi ve istekli olmasını isteyip son 5 tez de "lütuft"tan ve müjdeden kaçınılıp cehennem ve günahla insanları Tanrı'ya yaklaştırılması gerektiğini söyler. Bu kadar çelişkili ve üç maymuna oynayan bu metne verebileceğim puan ancak 3 olur. Bu metinden kalite beklemiştim ve açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Martin Luther de Papa'dan farksız değilmiş o kadar. Aynı şeyin laciverti Neyse, Tanrıya emanet olun, ilimden başka kerametiniz olmasın.
Doksan Beş TezMartin Luther · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,368 okunma
Reklam
Reklam