Her insandan öğreneceğimiz en az bir şey vardır
“Töz”, disiplinler arası bilginin ham maddesini aşktan (yani yönelim, merak ve bağ kurma kudretinden) almadığında, epistemolojik olarak kapalı sistemlere evrilir; bu durum, sistem teorisi açısından entropisi düşük ama yaratıcılığı da sınırlı “izole bilgi adacıkları” üretir. Hiper-uzmanlaşma, nöroplastisite düzeyinde belirli sinaptik ağların aşırı güçlenmesiyle birlikte bilişsel esnekliğin daralmasına yol açabilir; bu da fenomenolojik deneyimi tek eksenli bir algı rejimine indirger. Böyle bir yapı, kuantum alanlarındaki süperpozisyon benzeri olasılık zenginliğini kaybederek, tekil gerçeklik anlatılarına sıkışır. Oysa mütevazı emek, hermeneutik bir sabırla farklı bilgi alanlarını birbirine tercüme eden bir “yorum ufku” açar; sanatın estetik çoğulluğu (örneğin barok yoğunluk ile minimalist sadeliğin gerilimi), bilimin analitik ayrıştırması ve felsefenin ontolojik sorgusu burada birbirine temas eder. Semiyotik düzlemde her disiplin bir işaret sistemi gibi okunur; kimya maddeyi, biyoloji yaşamı, fizik varoluşun yasa düzenini, teoloji ise logos’un aşkın anlam katmanını kurcalar. Bu bağlamda “vahdet-i vücud” fikri, parçalı görünen çokluğun altında bir birlik ufku sezdirir; tıpkı kaotik görünen bir sistemde emergent (beliren) düzenin ortaya çıkması gibi. Dolayısıyla “töz”, yalnızca tek bir uzmanlık kanalında kristalleşen bir bilgi değil; sanatın sezgisel dili, bilimin deneysel yöntemi ve felsefenin kavramsal derinliği arasında gidip gelen dinamik bir oluş sürecidir. Bu süreç, ne yalnızca rasyonel indirgemecilikle ne de salt mistik sezgiyle açıklanabilir; ikisinin geriliminden doğan bir bilgi ontolojisi, yani yaşayan bir anlam organizmasıdır.
Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış. Cahit Sıtkı Tarancı
Şiir
Reklam
Suriye Rejiminin Çöküşü ve SDG'nin Tasfiye Süreci Kasım - Aralık 2025 Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesi sonrası Suriye yaptırımlarını kaldırması ve sahadaki aktörlerin (HTŞ ve muhalifler) Şam’a yürüyerek Baas rejimini düşürmesi, ABD-SDG ortaklığını bir gecede devalüe etti. Robert Fisk’in projeksiyonu birebir gerçekleşti; bölgede doğan güvenlik vakumunda SDG enstrümanı marjinalleştirildi ve Fırat'ın doğusundaki Amerikan şemsiyesi çözülme sürecine girdi.
Tarih
Gökte yıldızlar parladığı sürece
Ben seni hep seveceğim Sen benim yıldızimsin Yeni doğan güneşim sin Gelecek yuvamsin Sonsuzumsun benim Kısacası herşeyim sin
Edebiyat
iyi olacağını sanıyor insan her şeyin daha beter olacağını bilmeden her gece gözünü kapatırken yarınlara olan inancını da yüreğinde saklıyor ve sessiz dualar ediyor doğan her güneşte yeni bir acıya kucak açtığını bilmeden anlamadan hissetmeden yeni günlerini karşıladığını sanarken aslında yeni hüzünlerine merhaba dediğini bilmiyor .. mavi kırlangıç
...ruh sağlığıma zeval geldi, bir huzur gelmedi zile basıp.. astılar şeyhleri, müridleri, şapka giymeyenleri, baktemurları, denizleri, okyanusları, gezmişleri.. insan insana acıydı, katildi; insan insana ilaçtı, tatlı diliydi.. ne çok döndü dünya, ne çok dönüyor atlı karıncalar, insanlar.. kim bilir ne çok şair öldü, ne çok şiir şairsiz kaldı.. oysa ne güzel atmıştı ilk kurşunu hedefe Hasan Tahsin.. çok mu kirlendi yeryüzü, temizlemek için mi seller, depremler, felaketler.. ah be Mescidi Aksa sende çok ağlamaktasın, silaha kafa tutanlara hangi ahmak dedi ilk gerici.. sarsan biraz geriye filmi, Nuh'un gemisindeyiz, sen ben yok; biz varız.. ar damarı çatlamış bak Batı'nın, yüzü gözü kan içinde kalmış Doğu'dan doğan güneşin.. ulaklara tez haber verin, huzur aranıyor desinler şehir şehir.
Şiir
Reklam
Reklam