...Öğretmenin derdi, çocuklar ya da şartlar değil hocam. İnsana değer verniyen, koltuklarım taht sanan egoist yöneticiler. İki insan gördüğünde Öğretmenleri öve öve bitiremeyen, her fırsatta onların yaptığı güzel işleri baltalayan ve buna rağmen iyi bir şeyler yapınca da kendi başarıları gibi üstüne konan yöneticiler. Sürekli itaat bek­leyen, en ufak bir sıkıntıda çok sübjektif kararlar vergilen kişiler. Açıkçası bu ikiyüzlü tavırlar bizim inancımızı çok sarsıyor.
"Hiç hata yap­madığınız haftalar hiçbir şey öğrenmediğiniz haftalardır,"
Reklam
Öğret­men olan her an, şimdi-burada niyetinin saflığını elinden geldiğince yaşamaya çalışır. Mükemmel öğrenci aramaz, mükemmel öğrenci yetiştirmeye çalışmaz. Hayatında dürüstçe, kendisi olarak var olma cesaretini gösterecek öğrenciler yetiştirmeye çalışır.
Mükemmel insan yoktur ki mükemmel Öğretmen olsun.
Büyük resim, kişinin kendisini ve evrende bil­diği, bilmediği her şeyi ilişki içine soktuğu soyut, düşünsel bir yapıdır. Büyük resim oluştukça olay ve davranışların; "iyi", "doğru" ve "adil" olanın değerlendirilmesi, oluşan büyük resim içinde yapılır. Kişi olgunlaşınca inşa ettiği büyük resim içinde kendisinin önemi­ni keşfeder. Kendisinin önemini keşfedince olay, düşünce, duygu ve davranışlar aracılığıyla nasıl ilişki kurduğunu önemser. Ve böylece inşa ettiği büyük resim içinde "iyi", "doğru" ve "adil" olanı yapan biri olmak ister. Bu istek, insanın biyolojik, psikolojik ve sosyal gereksin­melerinin ötesinde aşkın yönünün, manevi hayatının bir gereksinme­sidir. İnsan olgunlaştıkça büyük resmi içinde "iyi", "doğru" ve "adil" olana niyetlenecektir.
Duygu ve Düşünce
İnsan, olgunlaştıkça hayatına anlam vermek ister; anlam arayışı güçlü bir gereksinme olarak kendisini gösterir. Bu, beynin yaşam de­neyimlerini birleştirip entegre edişinde kendiliğinden oluşan, doğal bir tarzda ortaya çıkar.
Reklam
Reklam