Hiçbir terapi mucize vaat etmez.
Terapist, danışanın olgunlaştıracak, sağlıklı bir ruhun ürünü olan; kendi benliğinin farkında, anlam kaybına uğramamış bir kavrayışı sunar.
Kemal Bey bu bahsettiğimiz kavrayışı biz hasta okurlarına yeniden şerh etmek, modernitenin bu konudaki etkilerini göstermek için eleştirel bir bakışla, kuram ve tekniklerinden, kendi mesleğinin verdiği tecrübelerle terapi kültürünü ele almış.
Modern çağda artan bu ruhsal hastalıkların sebebini yine yalnızlaşan, yabancılaşan narsist bireye sorular sorarak fark etirmeye zaman zaman kendisinin de bunu toplumsal ve kültürel bağlamda okuruyla beraber düşünerek bir izahatta bulunmuştur.
Ve danışanın karşısında artık yetersiz olduğunu düşündüğü tekniklerde yeni önermeler sunarken
Konuyu; anlam ağları, benlik bozuklukları, modern kibir vs. gibi özel başlıklarla detaylıca ele alıp "kendisini tavaf eden hacı" dediği bugünün insanını çıkmazdan kurtarmak istemiştir.
Kitabı terapistlere, terapi öğrencilerine olduğu kadar modern çağa eleştirel gözle bakması gereken biz okurları da içindir...
Meraklılarına iyi okumalar...
Ölüm; edebiyatımızda sıkça kullanılan temalardan,Türk şiirinde, Yunus Emre'ye kadar uzanan geçmişiyle, eskimeyen aynı zamanda intihâr temasını doğuran konu.
Divan şiirinde kelime olarak
Mustafa İzzet Baki, sonradan aldığı Abdül ismiyle Baki olanın kulu anlamı gelen ve bilinen adıyla Abdulbaki Gölpınarlı....
Gazeteci bir Mevlevi olan Ahmet Agâh Efendi'nin oğlu olup daha küçük
Nilüfer Öndin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü mezunu olup yine aynı kurumda öğretimi üyesi ve bölüm başkanlığı yapan;
Batı sanatı tarihinde
Okuduğu metinlerle yazma serüvenine lise yıllarından başlayıp üniversite yıllarında okulu ihmal edecek derecede tutkuyla yazmayı sürdürmüş, bağırmak istediğin yazmanın onun için bir sayıklama olduğunu söyleyen günümüz romancılarından Güray Süngü
Romanların yanı sıra öyküleri de olan
bir yazarımız "Sayıklar Bir Dilde" kitabı da;
Cumhuriyet dönemini şairlerinden Dağlarca'nın, Ahmet Haşim'in İkinci Yeninin şairlerinden Sezai Karakoç'un, Ece Ayhan'ın ve günümüz şairlerinden Furkan Çalışkan'nın, Ahmet Murat'ın şiirlerinde yola çıkarak onlardan ilham alarak şiirle öykü arasında bulunan şiirsel dille yazılmış derinlikli metinlerin oluşturduğu bir ara form..
Başlığını da Ece Ayhan'ın bir şiirinden alan, Cahit Zarifoğlu'dan iki şiir olmak üzere yirmi dizenin oluşturduğu yirmi iki metinden oluşan özel, orijinal bir kitabı...
Güzel, keyifli bir okuma oldu benim için;
Güzel bir kitap okumak ve ömrümün geri kalanını o kitabı okuduğum yerde geçirmek istiyorum, demişti Bıçakçı
Sanırım ben de bu güzel kitabı okuyup bana hediye edeni düşünürek geçirmek istiyorum...
İlgilenip de okumak istiyenlere iyi okumalar...