Doğa

Doğa
@dogareads
Mimarlık
Yaşar Üniversitesi
İzmir
İzmir
111 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
10/10
·154 syf.··
2021 93. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 04:16
Ah Shakespeare, nasıl da günümüz insanıyla resmen dalga geçer gibi yaratmışsın Macbeth'i... Shakespeare'in tam olarak söylemek gerekirse 415 yıl önce yayınlanan bu eserinde 2021 insanından parçalar bulabilmek çok ilginç; demek ki insanoğlu hiç değişmiyor değişmeyecek de. Bu tiyatro oyununda öne çıkan şey korku ve kibir bana kalırsa ve bunların ardında getirdiği ölümler ve kaos. Her şey birbiriyle harika bir şekilde bağlantılı, hele ki baş kahramanımızın duygu ve düşünce durumu trajik denebilecek kadar sığ ve güç açlığı ile dolu. Tabi anti-kahraman demek daha mantıklı geliyor bana bu durumda Macbeth. Kısaca özetlemek gerekirse, cadıların kendisine ileride elde edeceğini vaadettiği güce ulaşmak için karısının da gaza getirmesiyle İskoçya kralını, kendi şatosunda öldüren soylu Macbeth kendini bir katilden çok kahraman olarak gösterir ve en sonunda İskoçya kralı olur. Elde ettiği güçten sarhoş olan adam, yaptığı suçlar ortaya çıkmasın ve şanı yürüsün diye kan dökmeye devam eder, aileleri öldürür. En sonunda ise intikam almak isteyen insanlar yüzünden hem İskoçya tahtını hem de canını kaybederek yaptıklarının bedelini öder. Cadılar ve şatolar her ne kadar şu an yaşadığımız hayatın bir parçası olmasa da, açgözlülük ve kibir belki de daha önce hiç olmadığı kadar hayatımızın bir parçası, belki de bu yüzden 4-5 asır sonra hala Shakespeare anlamını kaybetmedi.
Edebiyat
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
Reklam

Doğa

, bir kitap okudu
10/10
·154 syf.··
6 günde okudu
·
2021 93. kitabı
William Shakespeare
8.1/10 · 29,5bin okunma
Gaiman ve Mitoloji
8/10
·312 syf.··
2021 92. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2021 00:36
Neil Gaiman'ın başka bir kitabını almaya heveslenmiştim en baştan beri fakat son anda bu kitap karşıma çıktı ve kendimi bunu almış olarak buldum. İsmini bol bol fantastik yapımlarda ve projelerde duyduğum Gaiman'dan okuduğum ikinci eserdi bu. Mitoloji anlatmak kolay iş değildir, hele ki hiç bir fikri olmayan birine anlatıyorsan; ilk önce o kişinin kafasında o mitolojik dünyanın temelini ve düzenini oturtman gerekir, absürt öğeleri okuyucu absürt karşılamayacak şekilde ortamı ona uygun hazırlamak gerekir, çünkü yüzde doksan dokuz anlatılan şeylerin hiçbir mantığı yoktur günümüz varoluşunda. Şahsen Gaiman'ın hikaye anlatıcılığını son derece basit buldum; sıradan ve kötü olarak anlaşılmasın, az önce belirttiğim durumları sizin için sağlıyor, karakterleri tanımanızı sağlıyor ilk önce. Önemli terimlerden bahsediyor. Kitap zaten sıkıcı olmayan ve kısa denebilecek öykülere bölünmüş. İskandinav Mitolojisinin devasa içeriğinin çok az bir kısmı bu belki de. Ama yine çok şey anlatmayı başarmış yazar; zaten folklorde ve ilgili kaynaklarda bulunan bilgilerin yeniden cümleleştirilmiş ve hikayeleştirilmiş hali bu kitap. Mitolojiyi de günümüze kadar yaşatan şey, yıllar süren hikaye anlatıcılığının birikimi değil midir zaten? Yorumlandıkça güzelleşir her anlatanın dilinden belki de yeni bir şeyler katar içine, genişler. O nedenle okumaktan ben çok keyif aldım, fantastik ögeler ve İskandinav Mitolojisi ilginizi çekiyorsa kesinlikle sayfalarını karıştırmanız gereken bir eser.
Edebiyat
İskandinav MitolojisiNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20183,587 okunma
Dorian Gray
10/10
·352 syf.··
2021 90. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2021 20:08
Bir kitaba anlatılmaz yaşanır diyeceğimi hiç tahmin etmezdim. Dorian Gray'in Portresi bu ölçüde güzel ve akıcı olabileceğini düşünmediğim bir kitaptı. Kitapta verilmek istenen alt metin ve ana düşünce, bu akıcı olay örgüsüne o denli iyi ve profrosyonelce yedirilmiş ki. Üç ana karakter ve üç farklı tip çıkıyor karşımıza; Basil Hallward, ressam, Oscar Wilde'a göre onun kendini nasıl gördüğü, asilzade Lord Henry; dünyanın onu nasıl gördüğü ve Dorian Gray ise nasıl görünmek istediği. Oscar Wilde'ın kınandığı o zamanın tutucu Victoria döneminde bu kitap, yazarın zaten uğraştığı problemlere tuz biber olmakla birlikte, cinsellik uyandıran bir yazım tarzına sahip olduğu iddialariyla bir çok yerde yasaklanmayla karşılaşmış. Dorian Gray'in her şeyden çok hüzünlü bir hikayesi olduğunu düşünüyorum. Masum, melek yüzlü olarak nitelendirdiğimiz, temiz kalpli, düşünceli ve alçak gönüllü genç bir oğlanın, kibir ve ahlaksızlık yolunda masumiyetini kaybettikten sonra kendi kibiriyle kendi sonunu getirmesi detaylı olarak konu alınmış. Kendi güzelliği ile kibirlenmeyi Basil Hallward'dan öğrenen Dorian Gray, ahlaksızca ve vurdumduymazca fikirleriyle tüm hayatı boyunca onu zehirlemeye devam eden değerli dostu Lord (Harry) Henry ile de arkadaşlığını sürdürdü. Kendi fikirleri kendi sonunu getirmese de Dorian'ın zihnini lekemeyi her nasılsa başardıktan sonra, yarattığı Dorian ile gurur duydu. Suçsuz Basil Hallward sadece bir anlık ilhamla sanatını icra etti ve bu hem Dorian'ın hem kendisinin çöküşüne neden oldu. Portre aslında Dorian Gray'in vicdanıydı; tüm hayatını akla gelebilecek her türlü günahı işleyerek, bir gün bile yaşlanmadan ve bunun etkilerini hayatına yansıtmadan zevk ve eğlence dolu bir hayat yaşadı fakat en son yüreğine çöken suçluluk ve nedensiz sinir hali aslında geriye atılmış,
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,1bin okunma