İki arkadaşımın da doğum günü bugün ve yarın hangisi hangisi olduğunu unutup yanlış kişiye mesaj attım rezillikkkkk
İyi ki doğdum :)
Ben normalde bu tarz kişisel günleri veya kendimi ön plana çıkarmayı çok seven biri değilim. Buraya da kimseden herhangi bir tebrik ya da talep almak doğrultusunda yazmıyorum. Burası sadece benim alanım; ruhumu dinlendirdiğim, kendime ait bir şeyler bırakmak istediğim sessiz, huzurlu bir sığınak... Ve bugün, yaşımın memleketimin plakasına yetiştiği o çok özel, o en tılsımlı yıla adım attım. Yeni yaşımın eşiğinden içeriye sızan o taze kitap kokularını içime çekerken, hayatın tüm bu zarif dokunuşlarını, ruhumun o sıcak ve neşeli derinliğini hissetmeyi çok seviyorum. Bugüne kadar hayatı hep kendi çizdiğim sınırlarla, kendi doğrularımla ama en çok da kalbimin o yumuşacık, eksilmeyen enerjisiyle yaşamayı seçtim. Benim dünyamda her yeni sayfa, kendi kurallarımla parıldayan ve her anı güzelleştiren yepyeni bir gökyüzü.. İçimdeki o hiç büyümeyen, hayatı tüm kalbiyle kucaklayan o asil çocuğa ve ömrüme incelik katan her ana selam olsun. İyi ki doğdum, hoş geldin yeni yaşım... ✨️
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Penceresiz ev minaresiz cami Süslü bir çaput feryatsız bir figan Murekkepsiz kalem ateşsiz bir mum Hiçlikte varoluş hakikati arayan noksan bir akıl Süslü cümleler,altı dolmayan aşk dinletileri Doğayı sevip ormanları yakan biz Cenneti isteyip cehennem ameliyle yâr olanda biz İtibar isteyip insanları umursamayan yine biz Demem o ki hersey zıttıyla kaimdir Ve zaman her zaman geleceğe gebedir İstediğinin seni isteyeceğini düşünmen ; Kendine vereceğin özür/şükür sebebidir Yani hersey muammadan ibarettir Ve sen gebe olan zamanın Hemen doğum yapmasını bekleyen bir ahmak
Şiir
Vardır elbet bu halinin bir hikâyesi; bir yarası, bir izi, belki de bir doğum lekesi...
Doğum ve ölüm arası, uçaktan kağıtlar.
`quentin tarantino` amerikan sinemasının en özgün ve etkili yönetmenlerinden biridir. kendine has tarzı, genellikle şiddetli, keskin diyaloglar ve pop kültürüne göndermelerle tanınır. film anlatılarını sıklıkla doğrusal olmayan bir şekilde kurar ve türler arasında geçiş yaparak, klasik sinemaya modern bir bakış açısı getirir. tarantino'nun filmleri, şiddetin estetik bir araç olarak kullanılması ve diyalogların ön planda olduğu, anlatıma dayalı bir sinema tarzı ile tanınır. sinemaya olan sevgisi ve tarihi sinemaya olan derin bağlılığı, onu çağdaş sinemanın en önemli figürlerinden biri haline getirmiştir. `quentin tarantino`'nun sinemadaki etkisi, özellikle sinematografik anlatım biçimleri, şiddetli ve stilize edilmiş aksiyon sahneleri, karmaşık diyalogları ve pop kültürüne yönelik bolca göndermesiyle kendini gösterir. tarantino, klasik sinema türlerine özgün bir bakış açısı getiren ve onları harmanlayan bir yönetmendir. işte tarantino'nun film kariyerinin bazı önemli yönleri: `tarantino'nun sinemaya katkıları: 1-sinemanın türler arası sınırları kaldırması`: tarantino'nun filmleri, birden fazla türü aynı yapıda harmanlamasıyla tanınır. pulp fiction'daki suç, dram ve komedi karışımı, kill bill'deki dövüş sahneleri ve batı, samuray, intikam temaları gibi örnekler, sinemada türler arası geçişin ne kadar etkili bir şekilde yapılabileceğini gösterir. 2- diyaloglar ve karakter gelişimi: tarantino'nun filmlerindeki diyaloglar, çoğu zaman filmdeki karakterlerin kişiliklerini, hikayeyi ve dünyayı anlatmak için bir araç olarak kullanılır. pulp fiction ve reservoir dogsgibi filmlerde, diyaloglar sık sık bir tür görsel sinema dışı anlatıma dönüşür, izleyicinin karakterlerle bağ kurmasına ve filmle etkileşime girmesine olanak tanır. 3- zamanın yeniden şekillendirilmesi: