17.06.2021
Bana "bu hayatta en çok ne olmayı sevdin?" diye sorsalar, "Hafız olmayı" derdim... 🥹 Doğum günümde, yeni yaşımla beraber gelen en güzel hediye bu oldu... 💕 .... Dile kolay, hafızlığımı bitirişimin 5. Sene-i devriyesi... Ömrümüm en güzel zamanları... En kıymetli yaşımı feda ettiğim bir nimet olarak kalbime nakşedildi... Her bir göz yaşım.. her bir sevincim.. uykusuz kaldığım Teheccüd vakitleri.. hepsi yoldaşım olan Kur'an'ı Kerim'imle beraber yaşandı ve anlam buldu... En deli dolu, en hareketli yaşlarımı bu yola vermiş olmak kalbime öyle güzel bir huzur veriyor ki... Bazen yoruldum, bazen pes edecek gibi oldum ama her defasında sayfaları açınca o yorgunluk uçup gitti... Şimdi geriye dönüp baktığımda, o uykusuz gecelerin, zorlandığım anlar, o günlerde verdiğim mücadeleyi, düştüğümde tekrar kalkışlarımı... düşündükçe içim bir tuhaf oluyor... Ama her birine 'iyi ki' diyorum.... İnsan hayatta kendine çok şey katabilir ama kalbine bir yol arkadaşı bulması bambaşkaymış... Kelimeler yetmiyor bu şükre... Ama bugün kalbimdeki o tatlı huzuru hissedince, feda ettiğim her saniyeye fazlasıyla değdiğini görüyorum... Bu öyle bir bağ ki, hayat boyu ne olursa olsun hep sığınacağım güvenli bir liman gibi benimle kalacak... Bana bu kutsal emaneti göğsümde taşımayı nasip eden Rabbime sonsuz şükürler olsun... Hayatımın en doğru, en kalpten 'iyi ki'si bu... Geçen 5 yıl bana öğretti ki hafız olmak sadece ezberlemek değil, O'nu hayatın her anında yaşatabilmekmiş... .....
Cenazen doğum gününden daha kalabalık olacak çünkü bazı insanlar ayakta durduğunu görmektense sırtüstü yatmış hâlini görmeyi tercih eder.
Ölüm
Reklam
Burası eskisi gibi kitap okuma sitesi değil instagrama dönüşmüş. Doğum günü fotoğrafı mı dersin kendi fotoğrafını paylaşıp söz yazmak mı dersin daha bir sürü şey. Bunu yapabileceğin bir sosyal medya platformu var zaten neden burayı kullanıyorsun? Bana garip geliyor açıkçası. Kitap okuma sitesi burası ama amacı dışında kullanım oldukça fazla.
Saçmalamalar
Haziran artık benim için bir kutlamadan çok, sessiz bir yoklama gibi. Her yıl aynı gün gelip kapımı çalıyor. Ben de oturup sayıyorum; gelenleri değil, eksilenleri. Telefonun ucundaki sesleri dinlerken, söyledikleri iyi dileklerden çok seslerinin kendisine kulak kesiliyorum. Çünkü bazı seslerin bir sonraki yaza kadar uzanıp uzanamayacağını bilmiyorum. İnsan yaş aldıkça doğum günleri büyümüyor galiba; daralıyor. Eskiden geleceğe açılan bir pencere gibiyken, şimdi geriye doğru uzayan bir koridoru andırıyor. Her kapının ardında bir anı, her anının içinde de biraz kayıp duruyor. İnsanlar kutluyor. Gülümsüyorum. Teşekkür ediyorum. Ama içimde, hediyesini çoktan vermiş bir hüznün ağırlığı var. Çünkü sevildiğime inanmakta zorlandığım zamanlar oluyor. O gün gelen ilginin ne kadarının bana, ne kadarının takvime ait olduğunu ayırt edemiyorum. Hayatımda omzuma yaslayabildiğim bir huzur var. Ama yine de tarif etmesi güç bir eksiklik dolaşıyor içimde. Sanki uzun zamandır çıkılmış bir yolculuğun ortasında durmuşum da, nereye vardığımı soranlara net bir cevap veremiyormuşum gibi. Bu yüzden her Haziranda mumlar değil, düşünceler çoğalıyor. Bir yıl daha yaşadığımı değil; bir yılın daha geçtiğini hissediyorum. Ve bazen gün dediğimiz şey, insanın dünyaya gelişini kutlamaktan çok, hayatından sessizce geçen zamanı fark ettiği bir gün oluyor.
“Bugün şöyle bir cümleyle denk geldim. “ diye başlayıp, paylaşılan sözler ve cümleler var. Bu aralar çok popüler olan… Gerçekte çoğu okuyarak denk gelip de yazılan,paylaşılan mı acaba bilinmez. Ama benim bugün başladığım kitapta denk geldiğim cümle tam olarak şöyleydi… “Zihniniz sizin bahçenizdir. Düşüncelerinizse tohumlarınız. Hasadınız çiçek bahçesi de olabilir çalılık da…” Denk gelinen cümlelerde bugün katagorisinde ilk sırada yerini alabilir bence…
Duygu ve Düşünce
Zoru Soralım Ölümün zıddı hayat mıdır, doğum mudur? #Genç Hayat Haziran
Reklam
Reklam