'... doğum yeri anılardı yaşamın, öbürüydü başladığı yerde akşamın, yaşam boyu can-içre serildi kaldı. ...'
Sayfa 94·Kitabı okuyor
KALDI
Anılarla umu’lar arasındaki ip, Kimiler birini, kimiler öbürünü özleyip, Asılı bir yaşam gerildi kaldı. Doğum yeri anılardı yaşamın, Öbürüydü başladığı yerde akşamın, Yaşam boyu can-içre serildi kaldı. Bir ülkeydi, bir insandı, bir andı Oradayken burada, bur’dayken or’da yandı Yaşam-altı düşlerde gezildi kaldı. Bir kadındıysa gençliği güzelliği çürüdü Bir erkektiyse koş düşündü felç yürüdü Ve “ahmak ayaklar” altında ezildi kaldı. Çerçevesi yoktu yapılan resmin İçinde dolaşan karda ayak izlerinin Yaşam diye bir tablo çizildi kaldı. Anılarda bir tipi, umudlarda bir sis İkisi de bizsiz, ikisi de isimsiz Şarkıları bitmeden kurşuna dizildi kaldı.
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Şiir
Reklam
"Allah yolunda ölenlerin dışında yedi türlü şehit vardır: Tâûndan ölen şehittir. Suda boğulan şehittir. Zâtülcenbden ölen şehittir. Karın ağrısından ölen şehittir. Yanarak ölen şehittir. Yıkıntı altında kalan şehittir. Doğum esnasında ölen şehittir."
Sayfa 416·Kitabı okudu
"Bir kadın bir çocuk doğurabilir, bir adam o çocuğu büyütebilir, bir aile o çocuğu yok edebilir."
"Ben ne diye doğmuşum ki?"
Sayfa 107 - Harfa Yayınları, İngilizceden Çeviren: Deniz Koç·Kitabı okuyor
İstanbul'u, bir kuleden seyreder gibi gözünün önüne getirdi. Az ışıklı bir ihtiyar şehir... Önünde ordular, donanmalar boğuşmuş... İçinde ihtilaller, isyanlar patlamış. Muhasaraların açlığını, zaferlerin tokluğunu, yaşamanın her çeşit sevincini, acısını, Toprak derinliği, gökyüzü enginliği ölçüsünde duymuş İstanbul... Şu anda, doğum ağrıları ile kıvranan genç kadınların ölüm halinde hastaları, içenleri, sevişenleri, mahpushane kapılarında nöbet bekleyenleri, cinayet işleyenleri ile bir uçsuz bucaksız yaşama kargaşalığı...
Sayfa 382·Kitabı okudu
Reklam
Reklam