Her sabah uyanınca aklıma sen geliyorsun ve çocukluğumdan kalma bir damla gözyaşı, nasıl bir gözyaşıysa artık, ne yapsam yakamı bırakmıyor; çok zaman gözlerime kan oturdu, sonra kurudu ağlamaktan ama o bir damla kaldı oralarda bir yerde, bir dünya ağrısı gibi kalakaldı, alımlı bir intihar gibi, bir ilk gençlik utancı gibi, bir çocukluk muskası gibi, bir doğum izi gibi, bir baba özlemi gibi, bir yoksulluk sızısı gibi kalakaldı, işte o bir damla gözyaşı, her sabah sen aklıma geldiğinde gözlerimden süzülüp içime akıyor.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Nereden Nereye
Kollontay kürtaj, boşanma, doğum kontrolü ve ilginçtir, eşcinselliği yasallaştıran ilk Sovyet yasalarının hazırlanmasında yer almıştı.
Sayfa 21 - Yordam Kitap, Birinci Basım, Ağustos 2023
Reklam
Bugün iş yerine bir kadın geldi ve yarın kızının doğum günü olduğunu söyledi. Kızı yazar olmak istiyormuş. Üslubunu bulmaya çalışıyormuş. Üslubunu araması olabilecek en saçma şey bence. Halihazırda bir üslubu var zaten, belki de senin istediğin şeyleri söylemiyor sadece.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Annelik Ruhu
Son yirmi yıldır, kendi evlatlarını öldüren annelerle ilgili haberler daha sık duyulur oldu. Üstelik sadece yeni doğan bebeklerinin değil -bu Postpartum¹ depresyonunun anlaşılabilir patolojik sonucudur- altı, sekiz, on yaşlarındaki, doğum günü pastalarını pişirdikleri, yürümeyi öğrettikleri, arzularını paylaştıkları, gelecek hayallerini kurdukları çocuklarının canlarına kıyıyorlar. Faenza şehrinde, memur olarak çalışan, düzenli evliliği olan bir İtal-/yan kadın gebeliğinden haberi olmayan kocasının bilgisi dışında gece vakti banyoda doğurmuş, bebeğini çöpe atmak için naylon poşete koymuş. Rieti'de bir anne altı aylık bebeğini balkondan atmış, Vicenza'da bir başka kadın kendini terastan aşağı atmadan önce okula gitmeye hazırlanan 9 yaşındaki kızının üzerine makasla saldırmış. Venedik'te bir koca eve dönmüş ve altı yaşındaki oğlunu boğulmuş, karısını da kendini karyola başına asarak öldürmüş olarak bulmuş. Anneler öldürüyorlar, intihar ediyorlar ve ayrıca erkek arkadaşları ve kocaları tarafından öldürülüyorlar. Ayrılığı hazmedemeyen erkeklerin öldürdüğü karılarıyla ilgili haberlerin gelmediği bir gün kalmadı artık. Eski kocaların zulmü ya da takıntılı tacizi öylesine yaygınlaştı ve tehlikeli bir boyut aldı ki, bu konuda bir yasa gerekliliği doğdu. Çocuk katli ezelden beri var olmuştur, kız evlatların kurban edilmesinin bazı Doğu ülkelerinde sürüyor olması bunun kanıtlarından biridir. Geçmiş dönemlerde yoksul ve eğitimsiz ortamlara ait olan bir durumken, günümüzde haberleri işgal eden çocuk cinayetleri gayet zengin çevrelerde yaşanıyor. Açlık tehdidi çeken ya da yiyecek dilenerek yalvaran çocuklar, kendi toprağından tek başına uzak düşmüş, evladını isim belirtmeden hastaneye terk edebilmek için kültürel bilgiden yoksun zavallı kadınlar da söz konusu değil. Fonda Ikea
Sayfa 73 - Postpartum¹: Doğum sonrası depresyon·Kitabı okuyor
Hepimizin başlangıcı doğum ve sonu ölüm. Ne kadar farklı olabiliriz ki?
Sayfa 134·Kitabı okudu
Hayatımda gördüğüm en sessiz doğum günüydü. Böyle mi olsun istiyordu yoksa yalnız mıydı emin değildim. İnsanların gerçekten ne istediği kafamı kurcalar hep. En büyük korkum bu sanırım: deli komşumla oturup pasta yediğim doğum günüm haricinde yapayalnız kalacak kadar tuhaf olmak.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Reklam
Reklam