Aeden.
Şu an küçük bir çocuk gibi çığlık atıp tepinmek istiyorum. Nasıl bir kitaptı bu böyle? Başından sonuna kadar derin bir akışa kapılıp kayboldum sanki.
Azra Kohen’i, en başından, Fi serisinden itibaren takip ediyorum. O seriyi de yeniden okuyup incelemesini yapacağım ancak Aeden... Uzun süredir aklımdaydı kitap ancak alıp okumak, çıkış yılından iki sene sonrasına nasip oldu. İyiki de şimdiye nasip oldu, belki de iki sene önce böylesine kavrayamayacaktım.
Kitap, bilinçsel olarak gelişmiş bir ortamda yetiştiğiniz için kendinizi de öyle görüyor olsanız veya her şeyi kavramış olduğunuzu düşünseniz de; elbette bilmediğimiz, keşfetmediğimiz bir sürü şeyden uzak olduğumuzu bize tüm çıplaklığı ile anlatıyor.
Kitap içerisinde en çok hoşuma giden ve bilgi dağarcığımı genişleten bölüm, Numi’nin, Usta'nın yardımcısı olan Dokas ile olan sohbeti oldu. Bu sohbette, aslında varlığın tek olduğu ve tüm insanların bu tekten meydana geldiğini anlatıyor, Dokas. Şimdi buraya tüm dikkatinizi buraya vermenizi istiyorum! Bu teoriye göre ben, aslında sizim. Sizler bana göre; benden farklı yaşam yollarından geçmiş, farklı acıları sevinçleri tatmış ve farklı düşünce süzgeçlerinden geçmiş hallerimsiniz. Aynı şekilde ben, sizin farklı bir formunuzum. Böyle düşündüğümüz zaman ve bunu hayatımıza entegre ettiğimizde insanları anlamak ve yargılamamak çok daha kolay oluyor.
Ayrıca bahsedilen bir diğer konu da arsızlık. Numi, arsızlıktan nasıl uzak duracağını soruyor ve aldığı yanıt, bir önceki sohbeti destekler nitelikte. Yargılamamak ve tükettiğini üretmek, diyor Dokas. Her şey bir döngü misali.
Üzerini çizdiğim, notlar aldığım nadir kitaplardan biriydi. Özellikle dipnotlardaki açıklamalar, film, belgesel, araştırma tavsiyeleri çok hoşuma gitti. Her şeyi daha açıklamalı bir şekilde