9/10
·80 syf.··
2026 1. kitabı
Bir Anın İçine Sığan Koskoca Bir Ömür: Bir Kadının Yaşamından 24 Saat ​Stefan Zweig, insan ruhunun en karanlık ve en kuytu köşelerine ışık tutmaya devam ediyor. Bu incecik kitapta, bir kadının hayatını geri dönülmez bir biçimde değiştiren o "tek bir günü" okumuyoruz, adeta yaşıyoruz. ​Neler Hissettirdi? ​Zweig’ın ustalığı bence olay örgüsünde değil, o olayı yaşarken hissedilenlerin kelimelere dökülüş biçiminde. Kitabı okurken kendime şu soruyu sormadan edemedim: İnsan, tüm hayatını ve değer yargılarını sadece birkaç saat içinde bir kenara itebilir mi? Unutamadığım Detaylar: ​Kumar Masasındaki Eller: Zweig’ın eller üzerinden yaptığı karakter tahlilleri tek kelimeyle muazzam. Bir insanın ruh halini yüzünden değil de ellerinin titreyişinden okumak çok etkileyiciydi. ​Tutkunun Pençesi: Mantığın sustuğu, sadece içgüdülerin konuştuğu o anların ne kadar tehlikeli ve bir o kadar da insani olduğunu görüyorsunuz. ​Toplumsal Yargılar: Yıllar geçse de değişmeyen o baskıcı bakış açısı ve bir kadının kendi vicdanıyla verdiği o sessiz ama devasa savaş... ​Son Söz: ​"İnsan, kendini ancak bir başkasında kaybederken bulabilirmiş." Bu kitap, tutkunun ne kadar yıkıcı ama aynı zamanda ne kadar dönüştürücü olabileceğini kanıtlıyor. Eğer ruhun derinliklerine inmek istiyorsanız, bu 24 saate mutlaka ortak olmalısınız. ​Puanım: 9/10 ​#stefanzweig #birkadınınyaşamından24saat #kitapincelemesi #okudumbitti
Alıntı
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma
Zekâ Bir Nimet Değil, Bir Lanetmiş
10/10
·325 syf.··
2026 7. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 22:41
Bir zihnin doğuşunu ve trajik çöküşünü, sadece kelimelerin kâğıda dökülüş biçimiyle anlatmak edebiyatın en sarsıcı deneylerinden biri olsa gerek. Kitabın kapağını açıp ilk satırları okuduğumda bozuk imla ve yazım yanlışlarını görünce, elimdeki kopyanın basım hatası olduğunu sandım. Ancak sayfalar ilerledikçe bu hataların, ana karakter Charlie’nin tuttuğu "ilerleme raporları"nın bir parçası olduğunu, yani zihinsel gelişiminin en somut kanıtı olduğunu anladığımda kitabın ne kadar zekice kurgulandığını fark ettim. O bozuk cümleler düzelirken, Charlie’nin dünyası da geri dönülmez bir şekilde değişiyordu. Zekâ, sandığımız gibi bir nimet değil, çoğu zaman bir lanet. İnsan, farkındalığı ne kadar düşükse, yani tabiri caizse ne kadar "saf"sa, o kadar mutlu olabiliyor. Charlie zekileştikçe, etrafındaki dünyanın çirkinliklerini ve insanların ikiyüzlülüğünü daha net görmeye başladı. Bu artan farkındalık ona mutluluk değil; sadece derin bir yalnızlık ve öfke getirdi. Eskiden herkesin onu sevdiğini sanan o saf adam, zekâsı arttıkça aslında ne kadar yalnız bırakıldığını fark etti. "Cehalet mutluluktur" sözünün kanıtı gibiydi bu hikâye. Zirveye çıkmak, düşüşü daha ağır hale getirmekten başka bir işe yaramadı.
Alıntı
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
3/10
·36 syf.··
2025 45. kitabı
Aslında çocukların bazen bu nerden aklıma geldi dediğimiz hayal gücünü ele alıyor ancak okulun, öğretmenlerin, ailenin çizime alınışı ve yazıya dökülüş hali zaten gerçek ve hayal gücünü ayırt edemeyen çocuklarımızın zihnini daha da akıl karıştırıcı bir hale getirebilir gibi geldi. Başka bir gözle okuyanlar varsa yoruma açığım.
İnanılmaz Okulum Hakkındaki GerçekDavide Cali · Günışığı Kitaplığı · 20256 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 56. kitabı
Aşk güzel şey ehline denk gelirsen.Ve satırlara dökülüş şekli de özel olmalı ki zaten Özdemir Asaf bunu ustaca yapmış. Aşkı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Ben aşkı böyle güzel bilmezdim. Bu kitaptan bunu öğrendim. Çok güzel bir kitap. Tavsiye ederim.
LaviniaÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202229,6bin okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2025 66. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2025 20:32
Romantik Hareket, bir aşk hikâyesinden çok, aşkın sosyolojik ve psikolojik haritasını çizmeye çalışan bir düşünsel deney gibi. Alain de Botton bu kitapta edebiyatı, felsefeyi ve bireysel deneyimi aynı potada eritiyor. Henüz 24 yaşında yazdığı bu kitap genç bir bakışla yetişkin ilişki deneyimine ışık tutuyor. Roman kılığında yazılmış bir deneme ya da düşünsel bir anlatı olarak da değerlendirilebilir. Alice ve Eric kitabın iki deney değişkeni olarak karşımıza çıkıyor. Onların ilişkilerinin bir deneyi takip eder gibi izliyoruz. Suyu verip ışığı kısıyoruz, havasız ortamda yan yana getiriyoruz ve tepkimeye girişlerini izliyoruz. Bu çift kimi zaman birbirlerini eritip tüketirken kimi zaman çoğalmaya başlıyor. Kitabın alt başlığı olan “Seks, Alışveriş ve Roman” aslında içerdiği üç temel katmanı gösteriyor. Seks: aşkın bedensel yönü. Eric ve Alice’in daha ilk günden yoğun bir ten uyumuyla birbirlerine yaklaştıkları ve ilişki boyunca bu uyumu sakladıkları görülüyor. Alışveriş: modern insanın seçim yapma biçimleri. Alice 24 yaşında genç ve başarılı bir iş kadını. Hayatının henüz başında ama sağlam adımlarla bir hayatın dinamiklerini oturtmuş. Tek isteği aşka hazır hayatına bir aşk doğması. Eric ise 30’larında çok başarılı bir finansçı. Yakışıklı, entelektüel, sosyal ve kaçıngan bağlanmalı. Roman: tüm bu deneyimlerin anlatıya dökülüş hali. Eric ve Alice’in ilişkisi üzerinden yazar, modern ilişkilerde beklentinin, tatminsizliğin ve idealin nasıl bir çarpışmaya yol açtığını gösteriyor. Bu karşıtlık Alain de Botton’un aşkı bir “karşılaşma” değil, bir “çatışma” olarak ele aldığının göstergesi. Kitap boyunca aşkın idealize edilmesinin, bireyin kendisini sevmek yerine başkasında kendini aramasının eleştirisini görüyoruz. Alice henüz hayatının da ilişkilerinin de tecrübesiz
Romantik HareketAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2007512 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 108. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2025 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Cihad Kök kaleminden Uyuyunca Geçmeyen Şeyler Var kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 236 sayfalık bir kitap "Peki sizin 'uyuyunca geçmeyen' şeyleriniz var mı?" •Bugün size kalbime dokunan bir kitaptan bahsetmek istiyorum; "Uyuyunca Geçmeyen Şeyler Var." Bazı şeyler vardır, uyusan da geçmez... •Modern yaşamın getirdiği yabancılaşma, ikili ilişkilerdeki samimiyetsizlik ve çıkarcılık üzerine içsel bir hesaplaşma ve duygusal bir dökülüş. •Kedisi Çarşaf ve kaktüsü Yastık ile yaşayan, dizi, film ve kitap karakterleri ile belli bir zaman sonra dost olmuş, 32 yaşında mimar olan Tufan’ın zamanın ve uykunun bile dindiremediği derin acıları, bastırılmış duyguları, dışa vurulamayan fırtınaları, hayal kırıklıkları ve pişmanlıkları üzerine samimi bir iç hesaplaşmasına konuk oluyoruz. •Çok sevse de terk edilmesi, en ufak hatasında etrafındakilerin sırt dönmesi, işleri bitince ortadan kaybolmaları ve çekilemeyecek dereceye ulaşan baş ağrıları ve son... •Samimi bir dil, sade ama derin üslup ile resmen her cümlede kendimden bir parça buldum. Yalnızlık, hüzün, güvensizlik ve içsel hesaplaşma... Ruhunuza dokunacak, sizi düşündürecek ve kendi "geçmeyen" şeylerinize bir ayna tutacak, kişisel gelişim, deneme ile harmanlanmış psikolojik bir roman arıyorsanız, buldunuz demektir. Yazarımızın kalemine sağlık Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Uyuyunca Geçmeyen Şeyler VarCihad Kök · Arunas Yayıncılık · 202582 okunma