Bazı şeyler ayyuka çıkarılarak yok edilecek kadar küçük, bazılarıysa dile getirilemeyecek, kursaktan geçemeyecek kadar büyüktü.Bazılarını susarak , bazılarını konuşarak ama hepsini anlayarak yaşadık onunla.
Yağmurun yoldaşı denebilir mi bana?
Ne dökülüş inişim de, ne çakış..
Yalnızca o çetrefil
aralama zahmetine katlanarak
iniyorum kızları utandıran iççekişle
erkekleri boğan kasvetle iniyorum .
Öfkemdi başlattı yolu ısrara gerek var deyip durdu şehvetim
istemedi doğurmak böyle bir uğraşı tabiat
tarih onu tanımazlıktan geldi
bir dövüş olsaydı sonunda belki gevşerdi hırsım belki saçlar taranırdı bir sevişmeden sonra
ama ben hıncahınç bekçisi kalacağım burçlarımın
sonunda yükü bıraktığıma yanacağım.
İnsanı en çok anlatamadıkları, içinde tuttukları yaralar yer. Herkesin anlatamadığı ama hafızasında yer eden,üzen hatıraları,hatırlamak istemedikleri vardı.Bunlar insanı yavaş yavaş yer,bitirir.Dudakların mühürlü olması hep bu anlatamadıklarımızdandı.