size çocukları vermeyeceğim
düş görüp de gülen çehrelerini
ıssız çiçekleri vermeyeceğim
kuşları, buğdayları, değirmenleri
tanrı sattığınız o pazarlara
kurşun yesem dahi girmeyeceğim
dizlerim kopuyor, sırtımda yara
olur da ölmezsem, durmayacağım
size çocukları vermeyeceğim
düş görüp de gülen çehrelerini
ıssız çiçekleri vermeyeceğim
kuşları, buğdayları, değirmenleri
tanrı sattığınız o pazarlara
kurşun yesem dahi girmeyeceğim
dizlerim kopuyor, sırtımda yara
olur da ölmezsem, durmayacağım
benim yaram neresi ey devri cumhuriyet
önce buradan başlasın girdapların tahlili, buradan açılsın şuur
çünkü işte gök sarktı, kıyılar terk edildi, boşlukta kaldı hayat
boşlukta kaldı beni dünyaya alıştıran ilmihalin rahlesi
kızlar sevdim yetmedi, kırlar sevdim hakir gördü tabiat
belki tanisam severdim dünyayı, tanıyamadım
azaldım, azaldıkça gönlümde bozkırlar
ve yalnız ağaçlar kaldı, gidilmedik dağlarda
en sevdiğim renk yeşil, diyecek oldum yemyeşil çayırlar da sarardı.
onuncu köy ben olayım istedim, kente göçtü herkes, dediler ki: "darılma!"
baktım, dünya onlara dünyaydı
kendi hâlinde olmaktan başka neşe sunmadı bana