İnsan hep kınadığını yaşar ya...
Yıllarca kişisel gelişim kitaplarına hep mesafeli oldum. Çünkü bu alanda dehşet bir çöplük var piyasada. 'Kitap oburu' olmak gibi bir derdim de hiç olmadı, bazı yazarlardan geri kalmayı kendim tercih ettim. Ama Beyhan hocamla önce Youtube sayesinde tanıştım. İzlediğim hap videolarından çok feyz alıyordum. Uzmanından içime su serpen, 'çoğunluk benim gibi' şeklinde hissettiren videolarını sıkı takip etmeye başladım. Çünkü sadece yumuşak diliyle bile sırtımı sıvazlıyordu. Daha sonra podcastlerine geçtim, ekseri pratik bir şekilde takibi sürdürdüm. En sonunda kitabını okuyarak taçlandırdım. Beyhan Budak'ın binlerce vaka gören bir uzman olarak; beni anlatan hikayelerini, karşılıklı konuşma dilini, akıl vermek yerine seçeneklerimi hatırlatmasını ve kitabını istediğim gibi karalamama izin vermesini sevdim :)
Yazarın okuduğum ilk kitabı. İlginç ve sıcak bir dili var. Hikayesi merak ettiriyor, metin okuru sarıyor sarmalıyor. Ama sayfaların çoğunun boş olması beni rahatsız etti. Bu kadar övgüyü hak ediyor mu bilemedim. Güzel kısım; yazarın ara ara kitap, film önerileriyle okuru beslemesi. Haruki Murakami, ismine artık aşinayım
ve tekrar bir kitabı denk gelirse okurum
şairin ikinci kitabı. adıyla kendine çeken kitaplardan. yeni şairler deneyimlemeyi seviyorum. imgesi yormamış, dili zorlamamış, ağdalı değil. bazı kısımlarda ismet özel esintisi çok keskin de esse, özgün mısralar çokça. sayfa 17'de bütün mısralarını çizdiğim şiirin en can alıcı yeriyle kapatayım;
"öpülmeyen alnı vuralım, bulunmayan damarı
görüşürüz derken görüşmeyeceğini bilmeyi,
atılmış yüzüğün izini, gırtlaktan taşan çizgiyi,
sevmediğimiz şeylere dönüşmeyi vuralım."
İstanbul'a dair, sokaklarına dair, geçmişine dair okuduğum her şeyden inanılmaz keyif alıyorum. Bu kitapla da güzel arkadaş olduk, yazarın samimiyetinden bilgisinden istifade etmek büyük şanstı :)
İlk okuduğum Güray Süngü kitabı. Yani yazarın anıldığı o meşhur üslubuyla ilk defa karşılaşıyorum. Benimle konuşan kitapları ayrı seviyorum. Hikayelerin karakterleri, betimleme gücü, akan cümleler bağladı birden bire. Konular ayrı güzel, düşündüren cinsten. Okurken Güray Süngü hayranlarının neyini sevdiklerini anladım sanırım. Okuması keyifli, tavsiye :)