Neden yalan söylediğimi bilmiyorum. Sanırım gerçeğin kendisinden daha kolay olduğu için. Ya da belki de o yalanın küçük bir parçası, sanki o an gerçekten doğruymuş gibi geldiği için.
Aslında bütün kent, insanların diri diri gömüldüğü bir tabuttu. Farklı olan ebattı, yoksa mantık üç aşağı beş yukarı aynıydı. Senin için ayrılan hava bitince ölüyordun, bir daha gömüyorlardı.