Bu adada çok büyük sıcaklar yaşamadık. Orada kalışımız boyunca ısıölçer 22°'den daha yukarı çıkmamıştır, bazen 18° olmuştur. Güneş tabii, daha şimdiden 8 ya da 9 derece ekvatorun ötesine geçmişti. Ama bu adanın paha biçilmez bir özelliği, dönence ülkelerinde bir işkence niteliğindeki o korkunç böcek sürüleriyle istila edilmemiş oluşudur, ayrıca hiçbir zehirli hayvan da görmedik. Öte yandan iklim öylesine sağlıklıdır ki, orada gerçekleştirdiğimiz zorlu çalışmalara rağmen ve her ne kadar adamlarımız sürekli olarak su içinde ve güneş altında kalmışlar, çıplak toprak üzerinde ve yıldızların altında uyumuşlarsa da hiç kimse hastalanmamıştır. Orada karaya çıkardığımız iskorbütlü hastalarımız, tek bir sakin gece geçirmemiş olsalar bile güç kazanmışlar ve o kadar kısa sürede iyileşmişlerdir ki, bunların bir bölümü ondan sonra gemide tam sağlıklarına kavuşmuşlardır. Kaldı ki, buranın havasının sağlığa yararı ve sakinlerinin beslenme alışkanlıklarının iyiliği konusunda, her tarafı bütün rüzgârlara açık evlerde yaşayan ve yattıkları toprağı sadece birkaç yaprakla örten adalıların sağlığından ve gücünden, hiçbir rahatsızlık geçirmeden mutlu yaşlılığa ulaşmalarından, bütün duyularının inceliğinden ve çok ileri yaşlara kadar koruyabildikleri dişlerinin olağanüstü güzelliğinden daha iyi bir kanıt bulunabilir mi?
Arakan'da, Çeçen de zulüm bitecek
Ebu Cehil önünde dize gelecek
Filistin'de çocuklar yine gülecek
Vur Türk'ün pençesini dağlar yıkılsım! Karargahlar, meddahlar, çağlar yıkılsın!
Köylü halk şaştı kaldı toprak çatlayıverince. Fidanlar yüce yüce çınarlar oluverince. Köylü izledi öylece, sel nehre hücum edince, ekinler yeşillenip yeşillenip gün geceye dönünce. Sordu birkaçı telaşla, "Dede Efendi, nedir ki bu dönence?"
"Derin mesajlar içermektedir."Bir gün gelecek dönence biliyorum,uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor,uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor."