Motive:]
Sanma ki göklere düştüm ah
Gökyüzü üstüme düştü ah
Hem yakın hem uzak biz gibisin
Hep yanımda güçlü kal
Güçlü görünen hep düştü
Yok bi' çözüm bulduysan benimle paylaş artık
artık anlatmayın masal, göz yaşım gözümde soğudu bak
Mektup!
Yazdığım kaçıncı mektup, yaktığım kaçıncı ah
Yazdığım kaçıncı şarkım, kulaklarından uzak
Çok zor geceler, zor gecelerle bu kaçıncı dans
Kaçıncı dans
Aşk ile büyümüş doğan bu gündüzün üstü ay
Yazdığım kaçıncı mektup, yaktığım kaçıncı ah
Mektup!
Yazdığım kaçıncı şarkım, kulaklarından uzak
Çok zor geceler, zor gecelerle bu kaçıncı dans
Kaçıncı dans
Aşk ile uzayan doğmuş bu gündüzün tepesine ay
[UZI:]
Hep dik durdun diye bu mektubum sana
Her yanda izin var mecburum sana
Kayan bu yıldızı kim durmaz?
Öfkeli bu yetenekler, yaratıcı maraz
Ödesek bedel güler kahpeler
Düşündüm boşalan hep elalem ne der
Ağaca çıkarken kırdığın dalı önemsemezsin belki,
ama dönüş yolunda tutunacak bir şey aradığında anlarsın değerini.
Bu yüzden acele etme.
Zaman, kimin haklı olduğunu değil;
kimin neyi kaybettiğini gösterir.
Nasılsınız?
Ben depresyona giricem sanarım
Mesaj attım birine, hala geri dönüş yapmadııııı
Yaa ben mesaj gelir gelmez cevap yazıyorum
O 2 gün sonra
Yok abi olmadı bu
Bu şekilde nasıl ilerleyebileceğimizi bilmiyorum. Bir romanın iyi olmasını sağlayan şey işlenişi midir, yoksa türü müdür? Türü bu kadar mühimse neden aşk romanları doygunluğa ulaşmamıştır da köy realizmi ulaşmıştır? Kaldı ki dosyam, köy realizminden çok köyde geçen ahlaki ikilemlerden oluşan psikolojik bir romandı. Biliyorum ki bilinen bir isimle gönderilse çok satanlarda zirvede yer alacak olan bu eser, çoğu yayınevi tarafından okunmuyor bile. En azından dönüt verdikleri için üstteki yayınevine teşekkür ederim. Son cümleye kadar olumlu dönüş gibiydi. Serzenişlerim biraz da bu kırılmışlıktan.