Zaman geçtikçe "normal" hakkındaki karmakarışık fikirle rimi de yitirdim, artık gerçekten bir annenin bendeki yeri nedir, bilmiyorum. Sanki sağlığımı kaybetmişim gibi, korunaksız kalmışım ya da gerçekliğimi yitirmişim gibi. Tanıdığım ama alt edemediğim inatçı bir boşluk âdeta. İçime baktıkça başım dönüyor. Öyle ıssız bir manzara ki ya uykularımı kaçırıyor ya da beni kâbuslara boğuyor. Korkularım artık benim yegâne annem.
İnsan, dünyayla kurduğu rabıtayı kendi ihtiyaçları üzerinden anlamlandırıp neyin lüzumlu, neyin lüzumsuz, neyin zarif, neyin kaba, neyin akıllıca, neyin aptalca olduğunu öyle saptıyordu. Oysa dünya elbette hiçbirimizin etrafinda dönmüyordu.