Puan vermedi·326 syf.··
2026 28. kitabı
Aşkın nasıl bir kimyası var henüz çözülememiş bir hastalıktır, hangi yaşta geleceği ya da kime karşı duyulacağı asla belli değildir, olmadık zamanda olmadık insanlara bile aşık olunabiliniyor. Fekat ne demişler davul bile dengi denginedir işte o denkliği bulmak için ortalama bir insan sayısız kez aşık olabiliyor ya da öyle olduğunu zanediyor, kimi zaman dış görünüş, kimi zaman para ya da cinselik bunlar tabi aşkın dışındaki şeyler ama aşkla çok karıştırılabiliniyor. Oysa aşk sebep aramaz. Romandaki Stephan da kendinden 90 yıl önce yaşayıp ölmüş birine aşıktır. Bu romanın en can alıcı kısmıdır bir ölüye aşık olmak belkide en az can acıtıcıdır. Seni yargılamaz seni aldatmaz üzmez sadece senin ona yüklediğin değer yargıları ile donanmıştır. Neden ölü birini seçti kendisi evli ve çocukları olan biridir eşi onu aldatmaktadır hemde bir kadınla. Bir erkeğin rakibi başka bir erkek değil tam tersi bir kadın oldukça değişik bir duygu durumu olmalı. Diğer yandan en samimi arkadaşı Sarah da atmışlara merdiven dayamış yaşlı bir kadındır, oda sürekli genç erkeklere aşık olur, platonik takılır. Kitaptaki herkes aşıktı ve bu aşklar çok değişkendi.
Gene AşkDoris Lessing · Can Yayınları · 199696 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:30
Kitabın adı:Türkü Söylüyor Otlar Yazarın adı:Doris Lessing Sayfa sayısı:248 Rodezya'nın ırkçı beyazları Turnerlerin uzak çiftliğinde işlenen cinayetten bu alalede cümleyle söz ederler."Çok kötü bir iş" Ayrıcalıklarını korumak krizleri sıradanlaştırmakla mümkündür. Kitabımızın konusu bağımsız beyaz bir kadının yine çiftçi olan beyaz bir adam olan Dick'le evlenip onun çiftliğine yerleşmesi üzerine kurulu... Kitapla kalın...
Türkü Söylüyor OtlarDoris Lessing · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023706 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bastırılmış Duygular
Puan vermedi
“Güneyde birkaç yıl önce bir cinayetin işlendiği bir üs var. Bu faciada rol alanlar, iki subay, bir asker, iki kadın, bir Filipinli ve bir attı.” Hastalıklarla boğuştuğu elli yıllık hayatına dört roman, bir kısa roman, iki oyun, yirmi öykü sığdıran ABD’li yazar Carson McCullers, Altın Gözde Yansımalar (Reflections in a Golden Eye) kitabının ilk sayfasında, kitabını bu cümlelerle özetlemiş adeta. Kitap 1942’de yayımlanmış. Binbaşının eşi, bebeğini kaybettikten sonra fiziksel ve ruhsal olarak iyice çökmüş durumda. Hayata tutunmasını sağlayan tek kişi Filipinli yardımcısı. Kocasının, yüzbaşının karısıyla ilişkisini bilmesine rağmen buna karşı koyamıyor; bu da karakterin edilgenliğini daha da belirginleştiriyor. Yüzbaşı ise romanın en kapalı karakterlerinden. Yalnızlığı ve iç dünyası doğrudan açılmıyor, daha çok davranışlarıyla sezdiriliyor. Ancak bu yaklaşım benim için karakterle bağ kurmayı zorlaştırdı. Yüzbaşının karısı ise metinde sık sık “aptal” olarak tanımlansa da aslında çevresindekileri yönlendirebilen bir karakter. Okuma yazma ve sayılarla ilgili yaşadığı zorluklar, bugünden bakınca disleksi ihtimalini düşündürüyor. (Bir kadın karakterin, kadın yazar tarafından aptallık etiketiyle sunulmasını yadırgamış da olabilirim.) Romanın bu kapalı yapısına bir de er Williams ekleniyor. Onun yüzbaşının karısını gizlice izlemesi, metne rahatsız edici bir gerilim katıyor. McCullers’ın dili sade ve akıcı. Buna rağmen karakterlerin psikolojik derinliği çoğu zaman okura bırakılıyor. Bu, bilinçli bir tercih olsa da, benim için metnin etkisini zayıflatan bir unsur oldu. Aynı şekilde, askeri disiplinin hakim olduğu bir ortamda geçen bazı sahneler -örneğin çırılçıplak ata binme gibi- sembolik bir anlam taşısa da, kurgu içinde inandırıcı gelmedi. Bu yönüyle roman, olaydan çok
Altın Gözde YansımalarCarson McCullers · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,275 okunma
10/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 11:47
Bir kedinin ilk kez doğurmasını izlemek çok hoş oluyor, beyaz jelatin kesesinde kıvranan o küçücük şey ortaya çıkar çıkmaz anne kedinin keseyi yalayarak çıkartması, göbek kordonunu kesmesi, doğumdan artakalanları yemesi, bütün bunları şahsen ilk kez yapıyor olmasına rağmen bu kadar tertemiz, bu kadar ustaca, bu kadar kusursuzca yapması. Hep bir duraklama anı vardır. Yavru dışarı çıkmış, kedinin arka tarafında yatıyordur. Kedi tuzağa düşüp de kaçmak isteyenlerin tepkisiyle kendisine bağlı yeni nesneye bakar; bir daha bakar, ne olduğunu bilmiyordur; derken uyarıcı mekanizma devreye girer, kedi isteneni yapar, anneliğe geçer, mırlar, artık mutludur. Bu kedinin doğan yavruya bakıp duraksama süresi, görmüş olduklarımın en uzunuydu. Baktı, dönüp bana baktı, biraz kımıldayıp ona bağlı nesneden kurtulmayı denedi - sonra işler yoluna girdi. Yavruyu temizledi, kendisinden beklenen her şeyi yaptı, mırladı – daha sonra ayağa kalkıp aşağı kata indi, verandada oturup bahçeyi seyretti. Neyse bu iş de bitti diye düşünüyor gibiydi. Derken karnı tekrardan kasılmaya başladı, dönüp bana baktı – rahatı kaçmıştı, öfkelenmişti. Mimikleri, beden dili açıkça “Çattık belaya!” diyordu. Ona emrettim: Yukarı çık! Yukarı! Çıktı, surat asarak.(…) Doğurduğu yavruyu tekrar görünce tanıdı, mekanizmaları yine çalıştı, yavruyu yaladı. Toplam dört yavru doğurdu, sonra uykuya daldı, hoş bir tabloydu, etrafında meme emen dört şirin yavrusu, kıvrılmış yatan enfes bir kedi. Yavrular çok güzeldi. İlk yavru dişiydi, gözlerinin etrafındaki karakalem çizgilere, göğsüyle bacaklarındaki siyah yarım çubuklara, açık bej hafif benekli karnına kadar hık demiş annesinin burnundan düşmüştü. Derken girimsi mavi kedi: Sonraları bazı ışıkların altında koyu eflatun oluyordu. Sonra büyüdüğünde sarı gözlü, tepeden tırnağa
Hayata Dair
Kedilere DairDoris Lessing · Metis Yayınları · 2007159 okunma
7/10
·248 syf.··
2026 22. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 15:02
Türkü Söylüyor Otlar - Doris Lessing İlk kez beyaz bir ve kadın bir yazarın gözünden ırkçılık, kölelik ve erkek egemen otoriteyi okudum. Bu denli başka bir örneği var mıdır onu bilmiyorum. Mary, çok katı disiplin ve kuralların olduğu ve kendi gibi beyazların gittiği Rodezya’da bir okulda okur. İnsanlar herhangi birinin onunla evlenebileceğini bile düşünmezler. O da kendine ilk ilgi gösteren adamla evlenir. Böylece Dick ve Mary mutsuz ve yoksul bir hayata adım atarlar. Dick’in sürekli yoksullaşması ve Mary’nin artan siyahi nefretiyle işler iyice kızışmaya başlar. Eve gelen siyahi yardımcılardan sonuncusu Moses’le işler hiç beklediği gibi gitmez. Bir tarafta Afrika’nın uçsuz bucaksız tarlaları ve kendi vatanlarında köle olan Afrika yerlileri, diğer tarafta ise çeşitli ülklerden gelmiş beyazların patronluk taslamalarını okuyoruz. Kitapta bu insanların ruhsal ve psikolojik durumlarıda inceden işlenmiş. Kitap güzel ve kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Türkü Söylüyor OtlarDoris Lessing · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023706 okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2026 1. kitabı
Doris Lessing’in Evlilikler kitabı, evliliği romantize eden kalıpların ötesine geçerek ilişkilerin görünmeyen katmanlarını sorgulayan güçlü bir eser. Kitapta yer alan hikâyeler, kadın-erkek ilişkilerinin yalnızca “birlikte yaşama” halinden ibaret olmadığını; güç dengeleri, beklentiler, hayal kırıklıkları ve bireysel özgürlük arayışlarıyla ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Lessing’in anlatımı oldukça sade ama bir o kadar da derin. Okurken kendinizi bir anda karakterlerin iç dünyasında buluyorsunuz. Özellikle evlilik kurumunun toplum tarafından nasıl şekillendirildiği ve bireylerin bu yapı içinde nasıl sıkıştığı üzerine yaptığı tespitler oldukça etkileyici. Yazar, okura doğrudan mesaj vermekten ziyade, karakterler aracılığıyla düşündürmeyi tercih ediyor. Kitapta beni en çok etkileyen nokta, ilişkilerdeki “görünmeyen yalnızlık” duygusunun çok gerçekçi bir şekilde aktarılması oldu. Birlikte olan ama aslında birbirine uzak bireyler… Bu durum, günümüz ilişkilerine de fazlasıyla ayna tutuyor. Kısacası Evlilikler, klasik bir aşk ya da evlilik kitabı değil; aksine bu kavramları sorgulayan, zaman zaman rahatsız eden ama tam da bu yüzden etkileyici olan bir eser. İlişkiler üzerine düşünmeyi sevenler için kesinlikle okunması gereken bir kitap.
EvliliklerDoris Lessing · Chiviyazıları Yayınevi · 199937 okunma