Zenginler ve yöneticiler, saray ve konaklarını ikiye böldüler. Bir bölümüne haremlik dediler. Yasak bölge anlamına gelen haremlik, kadının kapatıldığı özel bir hapishaneden başka şey değildir. Kadının buradan dışarı çıkması, çarşıya gitmesi, bir dükkâna girmesi hemen hemen imkânsızdı. O kadın, zorunlu durumlarda dışarı çıktığında bırakın yüzünü, elini bile başka erkeğe gösteremezdi. Evdeki tek erkeğin zevkine hizmet etmek üzere hareme dört nikâhlı eş ile onlarca hatta yüzlerce cariye (köle kadın) doldurulmaktaydı. Kadının asla cinsel bir talebi olamazdı. Haremin efendisi olan tek erkek, istediği kadını tercih eder; ilişkisinde de sadece kendisini tatmin edecek işleri yapar; kadının cinsel arzuları hiç önemsenmezdi. Haremlik bölüm, gündelik hayattan kopartılan kadınların cehennemiydi. (Kaynak: Rıza Zelyut-Osmanlı’da Oğlancılık-S.28)