10/10
·500 syf.··
2026 8. kitabı
ღ 𝚂𝙴𝙻𝙰𝙼 ღ Harika bir gün diliyorum herkese... Nasılsınız? Bugün size Alfa Kitap'dan çıkan kalemine aşık olduğum @semasoykan #keske kitabının yorumu ile geldim... #kitapkonusu Sema Soykan'ın öğretici kalemi ve akıcı üslubuyla "KEŞKE" Bir köy Enstitüsü Romanı, sırlar ile özlemler, mağlubiyetler ile galibiyetler, imkansız ile mümkün arasında savrulan iki gencin ve onların değiştirdikleri hayatların perdesini aralıyor. Köy Enstitüleri’nin kuruluş, işleyiş ve kapanışı üzerine kapsamlı bir hikâye anlatan roman, yalnızca bununla da sınırlı kalmıyor ve 1940-1980 arasında yaşanmış pek çok toplumsal ve siyasi gelişmeye ışık tutuyor. Hikâyesinin başlangıcını 1977 yılının başları olarak belirleyen yazar, anlatıldığı dönemin siyasi ve toplumsal atmosferini de arka plana alarak kapağını kapadığınızda yakın dönem Türkiye Cumhuriyeti tarihi hakkında detaylı bilgiler edinmiş olmanın doyuruculuğunu hissettirecek bir çalışmaya imza atmış. Karakterlerimizden Fikret ve Sabia Aksu Köy Enstitüsü’nde eğitim alırken tanışmış ve birbirlerine aşık olmuştur. Ancak 1977 senesinde yıllar önce kopmuş halde buluruz onları. Yine de zihinlerinde ve yüreklerinde birbirlerinin sevgisini taşırlar. Fikret Sincan Cezaevi’nde; güvenliği için ismini değiştirir. Sabia ise bir hastanenin ruh ve sinir hastalıkları bölümünde, onunla aynı adı taşıyan bir doktorun gözetimindedir. Fikret ve Sabia’yı daha neler bekliyor? Sizce bu aşkın sonu ne olacak? #kitaphakkındadüşüncelerim Normalde tarih kitaplarını okurken çok zorlanır hatta okuyamam bile. Ancak öyle güzel ve bilgi dolu bir kitap okudum ki anlatamam. Hiç bitmesin istedim. Okudukça okuyasım geldi. Yorum çıkarırken bile zorlandım. Çünkü ne yazsam yetersiz kalıyor. Spoiler vermek
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,991 okunma
8/10
·342 syf.··
2026 7. kitabı
☛ 𝔹𝔼ℕ 𝔾𝔼𝕃𝔻İ𝕄𝕄𝕄 ☚ Uzun bir ara oldu biliyorum ama artık döndüm canım dostlar... Nasılsınız keyifler nasıl? Bugün size canım #engelsizokurlaokuyoruz ekibimle okuduğumuz @dorlionyayinlari ‘ndan çıkan kalemini ve samimiyetini çok sevdiğim kıymetli dostum @yazardileknazlioglu ‘nun #zihinçelensonsuzyetenek kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Efsaneye göre özel yeteneklere sahip kişilere Dilek deniyordu. Şimdiki dünyada ilk ve tek sonsuz yetenekle doğan Su (Alev) başka bir yetimhanede büyümüş ve aynı sokakta karşılaştığı Toprak’la (Ateş) hem dost hemde aşıklardır. 19 yaşına gelip üniversite hayalleri kuran iki gençten Toprak, bir gün küçük bir not bırakıp ortadan kaybolur ve işte hikaye burdan sonra bambaşka bir yol izler.Su Toprağı nasıl bulacağını düşünürken birden özel yeteneklere sahip olduğunu keşfetmeye başlar. Hayal ve gerçek arasında gidip gelen Su gözlerini kapattığında bulunduğu yer olan Antalya’dan farklı bir yer olan Toprağın yanında Güney Kore’de bulur kendini. Lakin Toprak onu tanıyamaz. Çünkü bambaşka bir karakter vardır karşısında.Her ikisi de aynı özel güçlere sahip olmasına rağmen Toprak iradesi dışında dövmeler yüzünden birine bağımlıdır artık... Toprak bağımlı olduğu bu kişiden kurtulabilecek mi? Su ve Toprak aşkını nasıl bir son bekliyor? İyi Dilek ırkı ve kötü Dilek ırkı arasındaki kin,nefret, güç ve intikam savaşı nasıl bir son bulacak? ☛𝔻𝔼𝕍𝔸𝕄𝕀 ☚ Semra sayfamın yorum bölümünde başa tutturmada... #okudumbitti #engelsiz_okurrr #mavikirpiklikadınvera #kesfet #isbirligi #reklamdegiltavsiye
Zihin ÇelenDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınları · 202445 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·256 syf.··
2019 31. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2019 00:00
"Canavarlar, köpekler, yüklükler, tamirhaneler ve çıkmaz sokaklar... Bunları ne yapalım öğretmenim? Toplayalım mı, çıkaralım mı, çarpalım mı, bölelim mi?" Kısa bir aradan sonra dönüşüm muhteşem olsun dedim ve Stephen King ile birlikte geldim. #kingokuyoruz etkinliğimizde okunanlar arasına bir yenisini daha eklemiş bulunuyorum. Tabi ki Okuyan kadinlar kulubu nün #birharfbirkitap etkinğinde sıranın 'K' harfinde olması seçimimde büyük etken oldu. Okumakta geç kaldığımı düşündüğüm kitaplarından biri aslında #kujo King okumaya başlangıç olarak tavsiye edebileceklerimden. Her zaman ki gibi akıcı ve merak uyandırıcı. Korku değil fakat o gerilimi müthiş hissettiren bir konusu var, anlatım kabiliyetine değinmeme gerek yok sanırım. Hepsi bir tarafa, bir anne olarak okumak gereğinden fazla sarstı beni. O arabanın içinde, çocuğuyla birlikte 50 derece sıcaklıkta açlık ve susuzluktan tanınmaz hale gelen, çocuğunun korkudan nöbetler geçirdiğini, nefessiz kaldığını gören bendim sanki. "bulun şunları artık" diye isyan ettim o çocuğun psikolojisi mahvetti beni, annenin çaresiz oluşunu, korkularını iliklerime kadar hissettim... Kitabımız, 5 yaşında, yüz kiloluk bir Saint Bernard olan köpeğimiz 'kujo' nun hikayesi aslında. Tüm köpekler gibi, doğası gereği bahçede bir hayvan kovalarken burnunu soktuğu mağarada yarasa tarafından ısırılıyor. Böylece 16 Haziran 1980 tarihinde, merkezi sinir sistemi hastalığı olan kuduz hastalığının kuluçka dönemi başlamış oluyor. Çocukların üzerine binip dolaştığı dost canlısı köpek, artık o çocukların katili... Kitabın ilk sayfalarında anlatılan seri cinayetler kimse tarafından unutulmadığı için her fırsatta tüm konuyla ilişkilendirilmiş. King olduğu için aksi zaten mümkün değildi tabi ama yine de söyleyeyim Keyifle okudum, okuyunuz efendim.
KujoStephen King · Altın Kitaplar · 20222,634 okunma
9/10
·120 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:36
Kitap çok güzeldi. Komutan arkadaşına duygularını o kadar güzel anlatmış ki içinde yaşadığı 41 yıl boyunca kendince cevapladığı sorular üzerine geçen hayatını.. Dost olamayı, olabilmeyi ve her şeye rağmen yüzleşebilecek kadar dost kalmayı başarmak. Hikayeden çok etkilendim çok beğendim. İlk okumaya başladığımda sıkıldım gibi oldu ama hikayeyi anladıkça içine çekti. Okumaya değer buldum
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Puan vermedi
Skyshade / Alex Aster "Güvendiği insanların ihanetine defalarca kez uğramıştı. Belki de sorun kendisiydi. Belki de kimseye güvenmemeliydi." Merhabaalar, serinin üçüncü kitabı ile geldim. Fantastik seriler içinde favori serilerimden bir tanesi. Lightlark ile başlayan yolculuğumuz Nightbane ve daha sonra Skyshade ile devam ediyor. Isla, Nightshade'e döndüğünde savaşın bıraktığı yıkım ve ortaya çıkan gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Bir yanda hala sevdiği Grim, diğer yanda Lightlark'ın geleceği arasında sıkışan Isla, kaderini belirleyecek son kehanetin peşine düşer. Dost ile düşmanın birbirine karıştığı bu süreçte, kadim bir kötülük yeniden yükselirken Isla hem kalbinin hem de dünyasının geleceğini belirleyecek zorlu bir seçim yapmak zorunda kalır. Skyshade'da Isla'nın seçimlerinin sonuçlarını görüyoruz. Karar vermesi gereken önemli şeyler var tabi her şeyden önce kehaneti kabul etmesi lazım. Fantastik serinin içindeyiz Islacığım ister istemez kabul edeceksin bu kehaneti yapacak bir şey yok. Bu arada Isla, ilk kitaba göre bambaşka bir karaktere evrildi. Güçlendi, gelişti ve artık yaptığı seçimlerin sonuçlarını gördü. Bu açıdan ben Isla'nın kendinin farkında varmasını sevdim. Grim ile olan iletişimlerini zaten çok seviyorum. Favori ikililerimden bir tanesi Grim ve Isla. Grim'in arada öyle romantik yaklaşımı daha sonra tekrar olaylara dönüşleri falan okuması çok keyifliydi. Serinin üçüncü kitabı olduğu için artık evren ve karakterlere iyice alıştım diyebilirim. Kitap boyunca odağım tamamen olaylardaydı. Az çok artık ilişkilerden ziyade konuya ve fantastik dünyaya odaklanmak istedim. -Seri sıralaması: Lightlark- Nightbane- Skyshade- Crowntide -Yetişkin okurlara yöneliktir.
SkyshadeAlex Aster · Parola Yayınları · 202541 okunma
Eski bir dost.
7/10
·430 syf.··
2026 64. kitabı
Bu seriyle tanışmam 2010’da bir sahafta oldu. Ve Morganville benim için sadece bir hikâye değil, yıllara yayılan bir yolculuk. İlk 10 kitabı büyük bir keyifle okudum. Karakterler arasındaki bağlar, güven ve ilişkilerin ince ince işlenmesi serinin en güçlü tarafıydı. Ancak bir önceki kitapta yazar bu bağları bilinçli olarak sarsmıştı. İlişkiler hırpalanmış, güven kırılmıştı. Ve sanırım bu kırılma bende beklediğinden daha büyük bir etki bıraktı. Bu kitaba yıllar sonra döndüm… Ve burada kendime bir eleştiri yapmam gerekiyor: Bu kadar uzun ara vermemeliydim. Hikâyeden tamamen kopmadım ama o eski duygusal bağın gücünü aynı şekilde hissedemedim. Karakterlere olan güvenim zedelendiği için, yaşanan duygular bana eskisi kadar kolay geçmedi. Bu kitabı sevmedim diyemem. Ama bana eskiden hissettirdiklerini aynı yoğunlukta hissettiremedi. Bunun sebebinin hikâyeden çok, zaman ve benim değişimim olduğunu düşünüyorum. Çünkü yazarın kurduğu dünya ve karakter bağları hâlâ güçlü. Rachel Caine’in zekâsına ve kurduğu yapıya hayranım. Ve bu serinin en önemli özelliği şu: Ara vermeden okunmalı. Çünkü bu hikâyede bağlar her şey. Ve o bağı kaybettiğinde, hikâyenin etkisi de biraz eksiliyor. Ayrıca… Yazar aramızda olmasa da, bize böyle bir seri bırakmış olması büyük bir şans. Bunun için kendisine gerçekten minnettarım.
Kara ŞafakRachel Caine · Artemis Yayınları · 201469 okunma