“.. mutluluğu kendi başına bir amaç olarak yüceltmek esas ödevi ıskalamak demek olacaktır. Mutlu bir hayat sürmeyi istemek bunun gereği olarak da başkaları ve hoşlanılmayan şeyler rahatsızlık vermesin diye iç çemberleri git gide daha fazla daraltmak, insan hayatının çerçeve koşullarını yanlış anlamak demektir.”
"Size ne oluyor da Allah yolunda ve, 'Ey Rabbimiz, bizi, halkı zulme sapmış şu ülkeden çıkar;katından bize bir dost gönder, katından bize bir yardımcı gönder! 'diye yakaran mazlum ve çaresiz erkekler, kadınlar, yavrular için savaşmıyorsunuz." Nisa 75
"Düşmanlık ve savaş yalnız ve yalnız zalimlere karşı olacaktır." Bakara 193
Din asırlardan beri yaşayan ve nesilleri huzura kavuşturan, tecrübeden geçmiş bir inançlar manzumesi; sıcak, dost, köklü. Batı’nın dünyevî dediği kültür ise, hâkimiyetini tahkim için düşman ülkelere ihraç ettiği sefil bir ideoloji. Taarruzun hedefi haçlı seferlerinden beri aynıdır; kılıçla kazanılamayan zaferi yalanla kazanmak. İdeolojiler tahribe yeltendikleri imanın yerine sahtelerini ikame etmek için uydurulan birer ersatz’dır. Başka bir deyişle, remizleri, merasimleri ve kiliseleriyle çağın icaplarına uydurulmuş birer inanç manzumesi. Rüştünü idrak etmemiş nesillere ilim diye yutturulan, yalnız zarflarıyla ilmî, muhtevalarıyla masal, birer bulamaç.