"Allah cezanı versin! Senin yüzünden hep başımız derde giriyor. Neden vazgeçmiyorsun bu huyundan? Neden hep çalacak bir şey arıyorsun?" dedim. "Dünyanın bana borcu var da ondan. Yılların üstadına ders veremezsin. Böyle konuşmaya devam edersen sana da Dostioffski diyeceğim."
Dostioffski
"Hep sözünü ettiğin şu Rus yazarın adı neydi, hani ayakkabısına gazete koyar ve çöplükte bulduğu silindir şapkayla gezermiş?" diye sormuştu bir defasında.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Neden hep çalacak bir şey arıyorsun?" dedim. "Dünyanın bana borcu var da ondan. Yılların üstadına ders veremezsin. Böyle konuşmaya devam edersen sana da Dostioffski diyeceğim." Çocuk gibiydi. Geçmişinin bir yerinde, Fransa'da tek başına yaşadığı okul günlerinde, her şeyi alınmıştı elinden. Üvey annesiyle babası evden uzak olsun diye onu bir o okula bir bu okula yollamışlar, hiç arayıp sormamışlardı. Yılmıştı Remi. Her gittiği okuldan atılmıştı. Geceleri masum kelime hazinesinin elverdiğince küfürler türeterek Fransa'nın yollarını arşınlamıştı. Kayıplarını telafi etme derdindeydi, yenilgilerinin sonu yoktu, hayat böyle devam edecekti.
Sayfa 112
"Hep sözünü ettiğin şu Rus yazarın adı neydi, hani ayakkabısına gazete koyar ve çöplükte bulduğu silindir şapkayla gezermiş?" diye sormuştu bir defasında. Bu, Remi'ye Dostoyevski hakkında anlattıklarımın abartılmışıydı. "Ah, evet o, Dostioffski. Baraka sorumlusu bu suratıyla ancak Dostioffski adına layık olabilir."