10/10
·478 syf.··
2026 33. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:35
İstanbul (Bir Aşk Şehri) İstanbul... Aşkın, ayrılığın, acının ve kavuşmanın hikâyesinin yaşandığı şehir... Hikâye, lise ikinci sınıf olan saf ve dinamik karakterimiz olan Mina'nın başından geçiyor. Bursa'dan İstanbul'a ablasına ziyaret etmek için bir yolculuğa çıkar Mina. Bu yolculuk sadece şehir değiştirmek için değil hayatının akışını da değiştiriyor. Ne olduysa metrobüste tesadüfen karşılaşma sonucunda oldu. Bu klasik ve tatlı tesadüf ablasının komşusu olan Kamer ile ömürlük bir yolculuğun ilk adımı oldu. İstanbul, Mina için hem büyüleyici bir keşif süreci hem de duygusal bir sınava dönüşür. Zamanla iki erkek arasında kalan Mina, dostluk, sadakat ve aşk üçgeninde hayatının en zor seçimlerinden birini yapmak zorunda kalır. Kitap ağır betimlemelerden ziyade gençlerin günlük konuşma diline, diyaloglara ve hızlı ilerleyen olya örgüsüne sahiptir. Anlatım tarzı ana karakterin günlüğünü ölüyormuşum gibi bir his verir. İstanbul Bir Aşk Şehri, özellikle lise yıllarındaki okurlara hitap eden; dostluğu, gençlik aşklarını ve tesadüflerin getirdiği heyecanları İstanbul fonunda işleyen çerezlik bir romandır. Kaderin cilveleri ve türlü tesadüflerle örülü, yüreğimizi ısıtacak bir gençlik hikâyesidir.
İstanbul (Bir Aşk Şehri İstanbul)Tuğba Sayın · Fenomen Kitaplar · 2015502 okunma
Mükemmel Bir Dünya
Puan vermedi·314 syf.··
2026 5. kitabı
Harry Potter ve Sırlar Odası, J.K. Rowling tarafından yazılmış fantastik bir romandır. Kitap, Harry Potter’ın Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndaki ikinci yılını anlatır. Harry, Ron ve Hermione ile birlikte okulda yaşanan gizemli olayları çözmeye çalışır. Kitabın konusu, Hogwarts’ta açılan gizli bir oda ve bu olayla bağlantılı olan tehlikeli sırların ortaya çıkarılmasıdır. Harry, arkadaşlarıyla birlikte bu sırrı çözmeye çalışırken cesaretini ve yeteneklerini kullanır. Eserde dostluk, cesaret ve geçmişte yaşanan olayların etkileri gibi konular işlenir. Sürükleyici anlatımı ve gizemli atmosferiyle Harry Potter ve Sırlar Odası, serinin heyecanlı kitaplarından biridir.
Harry Potter ve Sırlar OdasıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201949,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Küçük bir çocuğun büyük dünyası
7/10
·184 syf.··
2026 18. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 23:43
Şeker Portakalı, küçük bir çocuğun iç dünyasını çok sade ama etkileyici bir şekilde anlatan bir roman. Zezé’nin yoksulluk içinde büyümesine rağmen hayal gücüyle hayatı anlamlandırmaya çalışması kitabın en güçlü yönlerinden biri. Kitapta Zezé’nin yaramazlıkları aslında onun ilgi ve sevgi arayışından kaynaklanır. Ailesi tarafından yeterince anlaşılmadığı için kendi dünyasını kurar ve en büyük destekçisini bir şeker portakalı ağacında ve ardından Portuga ile kurduğu dostlukta bulur. Bu dostluk onun hayatında dönüm noktası olur ve sevginin bir insanı nasıl değiştirebileceğini gösterir. Genel olarak beğendiğim bir kitap oldu.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma
Puan vermedi·325 syf.·
2026 9. kitabı
Geçenlerde Algernon'a Çiçekler’i bitirdim ve dürüst olmak gerekirse günlerdir etkisinden çıkamıyorum. Kitap dışarıdan bir bilimkurgu gibi duruyor ama alakası yok; bu tamamen kalbe dokunan, insanı hıçkıra hıçkıra ağlatan çok derin bir hikaye. Ana karakterimiz Charlie o kadar temiz, o kadar nahif bir insan ki... Zekası ameliyatla dahi artsa, dünyanın en akıllı insanı olsa bile içindeki o sevgi dolu çocuk hep orada kalıyor. En çok canımı yakan şey de ne oldu biliyor musunuz? Çevresindeki insanların ona yaptığı onca kötülüğe, acımasızlığa rağmen Charlie’nin kimseden nefret edememesi. Herkesin kendince haklı bir yanı olduğunu düşünmesi, o kadar büyük bir saflık ve asalet ki insan kendi acımasızlığından utanıyor. Tabii bir de kader ortağı, minik dostu fare Algernon var. Aralarındaki o vefa, o kelimesiz dostluk insanı bambaşka bir yerden vuruyor. Kitabın sonlarında Charlie'nin o mezara çiçek koyma hassasiyeti ve sonrasındaki o küçük vasiyeti... Gerçekten boğazımda kocaman bir düğüm bıraktı. Bu kitap bana zekanın, bilginin, başarının eğer içinde empati ve sevgi yoksa hiçbir şey ifade etmediğini çok net gösterdi. İnce elenip sık dokunmuş, ağlatırken bile insanı daha iyi biri olmaya zorlayan muazzam bir hikaye. Kesinlikle okuyun, okutturun.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537bin okunma
Iskalanmayacak Mükemmel Biyografi
10/10
·848 syf.·
2026 35. kitabı
Eğer Ludwig Wittgenstein ile ilgileniyorsanız bu kitabı ıskalamamalısınız. Ray Monk öyle detaylı, anlaşılabilir, akıcı bir çalışma yapmış ki…bir çok “sürükleyici” dediğimiz roman bu biyografinin yanında sönük kalır. Kitap bittiğinde ise -bitirmek…kolay değil gibi gözükebilir, sizi yanıltmasın- adanmak, ideal sahibi olmak, kendini bilmek ve bulmak, aşk, akademinin karanlık tarafları, dostluk, savaş ve şu an hatırıma gelmeyen daha fazla kavramın içinde, onları adeta yaşarmışçasına deneyimleyebileceğinizi bir düşünün…bu herhangi bir biyografi değil. Kaldı ki; Ludwig Wittgenstein son derece sıra dışı; matematikçi, mühendis, teorisyen, aşık, tasarımcı, öğretmen, hademe, asker, çiftçi ve bildiğimiz felsefe profesörü. Bu rollerin hepsine, hayatının farklı dönemlerinde gerçekleştirdiği giriş çıkışları öğrenmek sizi hem şaşırtacak hem de kendi hayatımızı sorgulamanıza neden olacak. Kaldi ki, ne haliniz varsa görün…aksi olmayacak diye biten incelemelerim…haliniz ne ise size bağlı…şeklinde bitmeli diye düşünüyorum artık… Wittgenstein bundan sonra!
Felsefe
WittgensteinRay Monk · Kabalcı Yayınevi · 200534 okunma
sevgili dostuma
Puan vermedi·206 syf.··
2026 6. kitabı
·
151 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:29
Bu kitabı ikinci kez okuyorum. İlk kez lise yıllarımda karşıma çıkmıştı. O zamanlar kendi duygusal derinliğime yakın bir arkadaş bulmuştum kendime, zar zor. Ona, bu kitaptan esinlenerek “sevgili dostum” diye hitap ediyordum. YouTube’da şiir kanallarından bazı alıntılarını dinliyor, içimde bir yere dokunan cümleleri sanki bana yazılmış gibi sahipleniyordum. Sonra üniversiteye geçtiğimde bir kütüphaneden alıp okumaya başladım bu kitabı. Ama beni tam anlamıyla kesmedi. Çünkü bu kitap öyle sadece okunup geçilecek bir kitap değildi benim için. Altını çizmek, kenarlarına notlar almak, bazı cümlelerin yanına kendi iç sesimi bırakmak istiyordum. Fakat kitap kütüphanenindi; ben de “Biraz zaman geçsin, bu sefer kendime alayım. İstediğim gibi yazıp çizeyim, kendimce sahipleneyim,” dedim. Ve birkaç yıl sonra gerçekten aldım. Sadece kendime değil, başka bir duygusal derinliğe sahip, kendime çok yakın gördüğüm, neredeyse ruh ikizim gibi hissettiğim o arkadaşıma da aldım aynı kitaptan. Sanki ona uzun uzun anlatamadığım bazı şeyleri bu kitap anlatacaktı. Sanki “Ben bunu okuyorum, senin de okumanı istiyorum,” demek istedim. Belki de “Benim içimde böyle bir yer var, senin de orayı görmeni istiyorum,” demenin en zarif yoluydu bu. *Posta Kutusundaki Mızıka*, bana göre bir dostun bir dosta verebileceği en güzel duygusal derinliğin somut hâli gibi. Bazı kitaplar vardır; okurken sadece yazarın cümlelerini değil, kendi suskunluklarınızı da okursunuz. Zihninizden ve kalbinizden bir şeyler geçer ama onları kelimelere dökemezsiniz. Sonra bir bakarsınız, Ali Ural sizin yerinize söylemiş. Hem de sizin söylemeye cesaret edemediğiniz kadar zarif, sizin toparlayamadığınız kadar derin bir yerden söylemiş. Bu kitap benim için yalnızca denemelerden, mektuplardan ya da güzel cümlelerden oluşan bir
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma