10/10
·188 syf.··
2026 23. kitabı
"İyi insanların yanına gideceğim... İyi insanlar dürüst yaşar; iyi insanlar hilesiz yaşar ve hiçbir zaman benzerleri olmaz..." ️10/10 Dostoyevski'nin en başarılı ve özgün kurgularından biri olan Öteki, 9. dereceden memur olan Bay Golyadkin'in sosyal sorumluluklarında ve aşk konusunda başarısız olması ve doktora gitmesiyle başlayan, sonrasında Golyadkin'in başaramadığı her şeyi başaran, Golyadkin'in atmaya cesaret edemediği adımları atan, Golyadkin'e tıpatıp benzeyen ikinci Golyadkin'in ortaya çıkmasıyla devam eden derin psikolojik tahlillerin yer aldığı bir romandır. Golyadkin'in içinde bulunduğu durum "Doppalganger Sendromu" olarak adlandırılıyor. "Doppel" (double) çift, "ganger" (walker) yürüyen anlamlarına gelmekte olup Türkçe'ye çiftgezer olarak çevirebiliriz. Kitabın içeriği bu şekildeydi, benim yorumuma gelirsek mükemmel bir kitaptı tek kelimeyle. Dostoyevski'nin insan ruhu ve psikolojik tahliller konusunda ne kadar başarılı olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Bu kitap da az sayfayla çok şey anlatan ve öğreten bir kitaptı. Şiddetle tavsiye ederim. Sevgiler
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
6/10
·360 syf.··
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 17:44
Merhabalar Küçük kasaba kovboy romance denince aklıma ilk gelen yazarlardan biri… Kalemini, karakterleri, dostluk ve aile bağlarını işleyişini gerçekten çok seviyorum. O yüzden bizde çıkan son serisine başlamamak olmazdı Vaughn, büyükbabasının karıştığı bir şike yüzünden ailesinin adını temize çıkarmak ve Gold Rush Ranch’i daha prestijli bir çiftlik haline getirmek isterken, dedesinin yakın dostu Hank’in önerisiyle Billie’yi at eğitmeni olarak işe alıyor. Patron-çalışan ilişkisiyle başlayan hikâye, çiftliğin geleceği ve aralarındaki çekimin giderek büyümesiyle şekilleniyor. Yazarın serilerin ilk kitaplarında yaşadığı o bocalama hissi burada da vardı bence ki Chestnut Springs’in ilk kitabında da benzer bir eksiklik hissetmiştim. Özellikle Vaughn ve Billie arasındaki diyaloglar biraz kısa ve yüzeysel kalmıştı. Aralarındaki çekim güzel ama gelişimi fazlasıyla hızlıydı; o bağı tam anlamıyla hissedemedim diyebilirim. Bu boşluk ise yan karakterlerle ve Billie’nin çiftliğin huysuz atı Double Diablo ile kurduğu bağla doldurulmuş gibiydi. Billie’nin atla olan ilişkisi gerçekten çok etkileyiciydi. Bunun yanında Victoria ile olan dostluğu,kadın dayanışması ve Hank ile kurduğu o baba-kız bağı kitabın en sevdiğim kısımlarındandı. Hank kitapta kesinlikle herkesin babası gibiydi Onun olduğu sahneler az olmasına rağmen okumak ayrı bir keyifti. Bunun yanı sıra kitabın sonunda yer alan, aslında çıkarılmış sahneler de vardı. Açıkçası o sahnelerin kitapta kalması gerektiğini düşünüyorum çünkü Vaughn ve Billie arasındaki duyguyu çok daha iyi hissettiriyordu. Sonuç olarak; eksiklerine rağmen dostluk, aile ve bulunmuş aile temasını güzel yansıtan, sıcacık bir hikâyeydi.Özellikle yan karakterler o kadar ilgi çekiciydi ki devam kitaplarını daha da merak ettim. Chestnut Springs’ten Eaton
1000Kitap
Başlangıç ÇizgisiElsie Silver · Nemesis Kitap · 202541 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Okumadan beğenmeyin... !!!!
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Artemisia Gentileschi, 17. yüzyılın başlarında yaşamış, sanat tarihine adını yazdırabilmiş nadir kadın ressamlardan biridir. Mesele sadece istisna olmak değil, o istisnanın nasıl mümkün olduğuyla ilgili. Erkek egemen bir dünyada, üstelik sanat gibi son derece kapalı bir alanda var olabilmiş bir kadından söz ediyoruz. Anna Banti’nin yaptığı ise bu hayatı baştan sona anlatmak (biyografi) değil sadece... Onun yaptığı, anlatmaya çalışırken sürekli duraksayan, şüphe eden, geri dönen anlatım kurmak. Artemisia’yı yazarken bir yandan da kendini yazıyor; hatta yer yer ondan daha çok kendisini. Bu yüzden roman ilerledikçe elimizde klasik anlamda biyografi okumuyor hissini bizzat yaşıyouz, aklımızda bolca yazar ile karakter arasında gidip gelen, neredeyse huzursuz bir konuşma kalıyor. Bu huzursuzluk tesadüfi değil. 1944te bir hava saldırısında romanın elyazmalarının yok olması, Bantiyi kitabı yeniden yazmaya zorluyor. Ama ikinci yazımda artık “hikayeyi anlatmak” yeterli gelmiyor ona. Kaybolan sadece bir kitap taslağı değil çünkü; aynı zamanda bir hayatın izleri, bir kadının sesi. Banti de bunun farkında olarak yazıyor bu kez: Artemisia’yı ne kadar anlayabileceğini, onu ne kadar “doğru” anlatabileceğini sürekli sorgulayarak. Belki de bu yüzden roman, anlatmaktan çok düşünmeye, hatta kendi üzerine kapanmaya başlıyor. Önemli dip not: Banti, 17. yüzyılın ünlü kadın ressamı Artemisia Gentileschi’nin hayatını anlatan ilk taslağı bitirmek üzereyken, 1944 yılında Floransa’daki evi Alman bombardımanında yıkılır ve elyazmaları enkaz altında kalarak yok olur. Susan Sontag, Anna Banti’nin Artemisia romanı için yazdığı ünlü önsözde (veya makalesinde), kitabı "iki katlı bir yazgı" (a double destiny) olarak tanımlar. Sontag'a göre
ArtemisiaAnna Banti · Metis Yayıncılık · 201437 okunma
6/10
·424 syf.··
2026 1. kitabı
·
709 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 17:56
Ömer Behiç, “Kırık Hayatlar”ın son bölümüne kadar kibrini; son sayfasına kadar da zaaflarını okuduğumuz başkarakter... Kınadığı Bekir Servet’in double beteri; tutarsız, zayıf ve ikiyüzlü. Ahlaki üstünlük iddiası, muhtemel ki kendi zaaflarını perdelemek için kullandığı bir yanılsamadan ibaret. Eşine duyduğu sözde merhamet, gerçekte kendi suçluluk duygusunu bastırma çabasından. Finaldeki yüzeysel dönüşü bile bana inandırıcı gelmiyor — birkaç gün sonra yeniden aynı yere dönme potansiyelini hâlâ taşıyor. Baştan sona karakter gelişimi yaşamayan tek karakter olarak zihnimdeki yerini aldı.
Kırık HayatlarHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 20162,551 okunma
7/10
·204 syf.··
2026 7. kitabı
Serinin final kitabında olaylar çözülmeye başlıyor ve birçok soru cevap buluyor. Akışı yine hızlı ve sürükleyici, özellikle son bölümlerde tempo oldukça yüksekti. Baştan beri işlenen “gerçek benlik” meselesinin netleşmesi güzeldi. Ama finalde daha güçlü bir bağlanma isterdim. Hikâyenin daha net bir amaç uğruna sonuçlanmasını bekliyordum. Bazı yerlerde karakterler kendi seçimlerini yapan kişilerden çok, bir planın içinde piyon gibi hissettirdi. Bu da duygusal etkiyi biraz azalttı. Özellikle kurucunun sonu beni çok tatmin etmedi. Daha güçlü, daha belirgin bir kötü karakter olsaydı final çok daha çarpıcı olabilirdi. Yine de seri genel olarak farklı fikri ve akıcılığıyla kendini okuttu.
Double Me - 5Miki Makasu · Dex Yayınları · 202313 okunma
8/10
·192 syf.··
2026 6. kitabı
Seri bu kitapta iyice toparlanıyor ve olaylar daha net bir çerçeveye oturuyor. Başta küçük gibi görünen detayların aslında ne kadar önemli olduğunu görmek hoşuma gitti. Gerilim ve merak duygusu yine yüksekti, özellikle sonlara doğru tempo iyice arttı. Karakterlerin verdiği kararlar artık daha sert ve sonuçları daha ağır. Bu da hikâyeyi daha ciddi bir noktaya taşıyor. Seri genel olarak gittikçe ilginçleşti ve bu kitapta o hissi daha net aldım.
Double Me - 4Miki Makasu · Dex Kitap · 202314 okunma