Eğer okumak isterseniz size kiminin yerlere vurduğu kiminin nesil devamı olarak görüp gurur duyduğu Z kuşağı olarak gözlemlediğim vakalara bulduğum çözümleri anlatmak isterim,hem iyisiyle hem kötüsüyle.
Olayları izleyip story atmak,ağlamak yerine kendi elimizdekilerle tedbir alma vakti geldi.
Orta halli bir ailenin en büyük kızı olduğum için sorumluluk bilinciyle büyütüldüm,çok sevildim ama kararında.Çocukları çok sevin ama bir sınırınız olsun,aşırılıktan kaçının.Dışarıdaki tüm çocuklarla eşit olduğunu bilsin,çok fazla sevgi verirseniz benlik bilinciyle kendini yüceltir,iş akran zorbalığına kadar gider.Merhametini söndürmeyin,onun yanında canlıları bitkileri hatta bir toprak parçasını bile sevin ama onu abartılı sevmeyin.
Kendi yapamadıklarınızı,ideallerinizi gerçekleştirmek için onları zorlamayın,sizin kuklanız değiller,can onlar.Bir kıza hanım hanımcık dur demeyin,bir erkek çocuğunu erkek ol diye aşağılamayın.Amacım cinsiyet dengeleriyle oynamak değil,yaradılış zaten belli.Her çocuk kendi mizacıyla doğar,ona ne kadar emir verirseniz kendi cinsiyetinden o kadar soğur.
Suskunsa konuşsun diye zorlamayın,bir çocuğun bakışından anlamak çok zor olmamalı.Çok konuşursa bırakın konuşsun,evdeki çocuk sesi yanan ampulden daha fazla ışık saçar.
Ve en önemlisi dinini,dilini,ırkını,bayrağını sevmesini sağlayın.Zorlamayın,vatan sevgisi zorla kazanılmaz.Önüne koyduğunuz bir tas çorbayı 'Benim sayemde yiyorsun' demeyin.Anlatın o çorbanın sürecini,içine konan patatesin mercimeğin nereden nasıl geldiğini bilip şükretmeyi öğrensin.O çorbayı kendi ülkesinin vatandaşı sayesinde içtiğini bilsin,bilsinki ilk kendi ülkesinin insanını sevsin.Çocuklardan bayramlarını almayın,sizin düşünce yapınıza uymuyor diye çocuktan eğitim hakkını almayın,vatanına düşman