Ragif

Puan vermedi·56 syf.··
2026 10. kitabı
Biliyorsunuz Zweig hep insan ruhunun karanlık köşelerinde dolaşır. Bu sefer farklı bir şey yapmış. Huzurlu bir İngiliz taşrasında geçen, polisiye bir kurguyla sarılmış bu küçücük kitapta kıskançlığı, kibiri, kontrolü olmayan duyguların nelere sebebiyet verebileceğini anlatmış. Çocuk sahibi olamamış genç bir çift, yalnızlıklarını gidermek için evlerine bir köpek alıyor. Ponto adını verdikleri bu köpek, ailenin hayatını kökten değiştiriyor. Başta çok seviyorlar onu. Aşırı seviyorlar hatta. Ama sonra... bir bebek geliyor. Ve Ponto bir anda "köşedeki eski köpek" oluyor. Bir anda görünmez olmak, dün her şeyken bugün hiç olmak. Bu duygu sadece köpeğin hissettiği bir şey değil. Sevgi, sahiplenme, sevgisiz bırakılma, ceza ve cezasızlık, Zweig bunları yoğuruyor. Ve şunu soruyor aslında: Sınırsız sevgi verip sonra o sevgiyi aniden çekersen ne olur? Karşındaki köpek bile olsa bu bir travma değil mi? Bu bir ihanet değil mi? Katil olduğunu düşündüğümüzü biz mi bu hale getirdik acaba?
O muydu?Stefan Zweig · Can Yayınları · 20236,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·448 syf.··
2026 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 10:08
Tarihi roman okumayı oldum olası sevmişimdir. Zaten Kerimzade öyle yazıyor ki, sanki oradaki insanları tanıyorsun, sanki onların kaygıları bugün yaşanıyor. 15. yüzyılın sonu, 16. yüzyılın başında yaşanan olayları, Şah İsmail Hatayi'nin çocukluk ve gençlik yıllarını, iktidar için verdiği mücadeleyi Kitabyurdu konu alıyor roman. Ama sıkılmıyorsun. Çünkü bu bir tarih dersi değil, bu bir insanın hikayesi. Şah İsmail'in aynı anda şair, komutan ve devlet adamı olarak nasıl yetişip şekillendiği öyle güzel anlatılmış ki, onu tek boyutlu bir kahraman olarak değil, gerçek bir insan olarak görüyorsun. Zayıf anları var, yanılan anları var, korkan anları var, iktidar olmak için "siyasi manevraları" var. Xudaferin Körpüsü, romanın adını oluşturan bu köprü, tarihsel olarak Azerbaycan'ın kuzeyini ve güneyini birbirine bağlayan sembolik bir yapı. Kerimzade bunu boşuna seçmemiş. Roman boyunca hep bir şeylerin birbirine bağlanması ya da kopması var, topraklar, insanlar, nesiller, umutlar. O köprü hem gerçek hem mecaz. Bu kitabı okumak sadece Azerbaycan tarihini öğrenmek değil. Bu kitap, bir halkın "ben varım" deme mücadelesini anlatıyor. Ve o mücadele ne kadar insaniyse, bir o kadar da evrensel. Kitabın devamı olduğunu biliyorum o yüzden hemen devam kitabı Çaldıran Döyüşü'nü aradım.
Xudafərin KörpüsüFərman Kərimzadə · Kitab Klubu Nəşriyyatı · 2019204 okunma

Ragif

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.··
2026 10. kitabı
Stefan Zweig
8.2/10 · 6,7bin okunma