Yanlış batılılaşmanın hazin sonu klasik bir Türk aile yapısı ile çok güzel anlatılmıştı. O kadar akıcıydı ki, bir solukta okudum ve nasıl bittiğini anlamadım. Ali Rıza Bey’in kendini hep gururuna yediremediği durumların içinde bulması ve çaresizliği beni çok etkiledi. Kesinlikle okunması gereken klasiklerimizden olduğunu düşünüyorum.
Dizisini izledikten sonra okuyunca sonu biraz şaşırtsa da bence yazar daha iyi bir son yazabilirdi. Okuyalı yıllar olsa da içimde hoş bir tesir bırakan kitaplarım arasında yer alan bir klasik.
Yazar insanın kendiyle yaptığı psikolojik çatışmayı hem okuru bunaltmadan hem de merak uyandırarak yazmış. Okurken sık sık nasıl olur da karakterlerin birbiriyle benzer iç çatışmalarını böylesine betimleyici ve süslü yazarken insanı bunaltmadan ve tekrara düşmeden yapmış, diye hayret ettim. Son 40 sayfam kaldı, heyecanla okumaya devam ediyorum.
Kitabın ortalarına kadar durgun ilerleyen hikaye sonlara doğru o kadar merak uyandırıcıydı ki, son sayfalarını bir çırpıda okudum. Sonu tam da dilediğim gibi bitti. Suat ve Necip için keşke daha mutlu bir son yazılabilseydi.. İkisinin vedalaşırkenki çaresizliklerini yüreğimde hissettim. Necip’in Suatı kurtarmak için ya da onunla ölmek için gözünü kırpmadan ölüme atlaması belki de sonunu bile bile o sona koşmaktı.