Emirhan Aktaş

Emirhan Aktaş
@dreaktas
Psikoloji, sosyoloji ve antropoloji ile insanı (kendimi) anlamaya çalışırken; roman, hikaye, deneme ve şiire sığınarak yaşamı tatlandırmaya çalışıyorum.
Dopamin
8/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Nörobilim araştırmalarına ilgi duyanların zevkle okuyacağı bir kitap. Dopamin'in insana olan etkisini detaylıca anlatıyor. Günümüz insanın "daha çok istiyorum" tepkisini anlamlandırabildiğiniz bir kitap.
Nörobilim
Beyin Daha Fazlasını İsterDaniel Z. Lieberman · Epsilon Yayınevi · 0112 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Avrupa Kısa İklim Tarihi
8/10
·147 syf.··
2025 228. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 10:50
Kitabın başlığı Avrupa Kısa İklim Tarihi olsa daha doğru olurmuş. 1300 ile 2007 arasında Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere'deki iklim değişimini genel okuyucunun anlayacağı şekilde anlatıyor. Bağbozumu tarihleri ve buzul boylarındaki değişimden de ayrıca bahsediliyor. İklim değişimi ile ilgilenenler için ilgi çekici bir kitap.
İklim
Kısa İklim TarihiEmmanuel Le Roy Ladurie · Doğu Batı Yayınları · 202121 okunma
10/10
·88 syf.··
2025 226. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 21:04
Freud ve psikanaliz okumalarında ilk okunması gereken kitap olduğunu düşünüyorum. Özellikle pdr, psikoloji, psikiyatri öğrencileri için. Freud, bu otobiyografisinde kendi hayatı ile psikanalizin ne denli iç içe geçtiğini anlatarak başlıyor ve geliştirdiği kavramların nasıl ortaya çıktığını yalın ve anlaşılır bir biçimde açıklıyor. Kısa ve öz bir kitap olması nedeniyle kolay okunuyor.
OtobiyografiSigmund Freud · Pinhan Yayıncılık · 2016162 okunma
3/10
·64 syf.··
2025 89. kitabı
Bu kitapla ilgili "çok güzel kitap" yorumlarını daha öncesinde duymuş olduğum ve daha önce Bir Çöküşün Hikayesi isimli romanını okuduğum için beklentim yüksekti. Belki de bu yüzden kitap beklentimi karşılayamadı. Zweig'ın insanın kendi içindeki çatışmalarını anlatmasını seviyorum, yetkin de buluyorum çünkü o çatışmayı okur olarak ben de hissedebiliyorum. Amok Koşucusu metaforu gayet güzel olmuş, ancak olay örgüsü biraz zayıf kalmış görünüyor. Doktor ile kadının kurmuş olduğu olaylar çok çabuk gelişti ve çok çabuk bir drama dönüştü. Yazar bunu doktorun yıllardır beyaz bir kadınla birlikte olmamasına yoruyor ancak bu çok gerçekçi durmuyor. Bu durum gerçekçiliğini azaltmış. Sömürge dönemini ve oradaki koşulları anlatması güzel bir tarihi tutanak. Doktorun sırrı saklaması için tabutun üzerine atlayıp sırrı denizin dibine gömmesini nasıl yorumlamalıyız, pek anlayamadım.
İnceleme
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma
8/10
·248 syf.··
2025 164. kitabı
Latife Tekin'in kullandığı yazı dilini ilk kez okudum, ilk kez böyle bir üsluba tanık oldum. Vedat Türkali'yi, Nurullah Ataç'ı ilk kez okuduğumda da böyle hissetmiştim. Kitabın başlarında olayların hiç durmaması biraz başımı döndürdü, yazar hiç duraksamadan hızlı hızlı konuşan bir insan gibiydi, ancak buna rağmen tane tane konuşuyor, derdini anlatabiliyor ve beni hem kitabın hem olayın içine çekebiliyordu. Huvat, Atiye, Halit, Seyit, Nuğber, Dirmit, Mahmut ve gelin Zekiye'nin hayatlarındaki tüm gizemler günlük hayatlarının dışında tutularak bize aktarılıyordu. Bu anlatının birinci bölümü köyde ikinci bölümünün kentte geçişi kitabın yazıldığı 1983'ün devrinden, iç göçlerinden tınılar taşıyordu. Burada dikkatimi çeken bir unsur karakterlerin köydeki duygusal ve zihinsel yapılarının kentteki değişen eylemlerine rağmen halen değişmemesi oldu. En değişmeyen olan Atiye'nin kenti hiçbir uğraşı olmadığını da ayrıca vurgulamak gerek. Tekin, beni daha önce babaannemden duyduğum deyimlere, sözcüklere, sözel kültüre saygımı artıran ve duymadığım başka deyimlere, sözcüklere götürdü, tanıştırdı. Sözel kültürün etkili öğelerinden olan bedduaların, hikayelerin, mitolojik unsurların varlığı yazarın dil ve üslubuna anlattığı olaylara ayrı bir renk katmış. Beni asıl etkileyen de aslında buydu. Hem geçmişim hem bugünün kitaplarında sözel kültürün etkisinin azaldığını, yazınsal kültürün kopyalarının arttığını bir kez daha düşündüm. Yazarın kendisini en çok Dirmit karakteri ile özdeşleştirdim, belki de ben en çok Dirmit ile özdeşleştim. Hayal ve gerçeğin bu kadar doğal ve içten harmanlanması yazarın kalitesinin de bir yansıması olsa gerek. Atiye'nin ölümü ile kitabın sonlanmasında da farklı mesajlar var gibi... Karakterlere mercek tutarak değerlendirmek de mümkün ama biraz uzun bir iş.
İnceleme
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma