Psikoloji, sosyoloji ve antropoloji ile insanı (kendimi) anlamaya çalışırken; roman, hikaye, deneme ve şiire sığınarak yaşamı tatlandırmaya çalışıyorum.
Bu yüzden hayalini kurduğum okul da hatalara izin veren, yan yollara sapmayı cesaretlendiren, büyük düşünmenin
bir süreç olarak -sonuç ne olursa olsun- el üstünde tutulduğu bir yer olacak. Bu çocukları daha yaratıcı yapmak için sihirli
bir formül değil; her birimizin içindeki yaratıcılığa ışık, yer ve zaman sağlamanın bir yolu sadece; bu yaratıcılık da, içimizi
den birkaç gizemli insanda dünyayı değiştirmelerini sağlayacak deha düzeyine çıkıyor.
Sayısız reformcunun okulları “alt üst etme çabalarıyla beraber, benzer eğilimler eğitim sistemlerinde de görülüyor. Siyasetçilerin genel olarak eğitimcilere güvenmemesi, halkın da öğretmenlere güvenmemesine yol açıyor; bunun sonucunda öğretmenler de öğrencilerine güvenmiyor. Bu güvensizlik kısır döngüsü, bugün eğitimi esir almış durumda. Tecrübeler gösteriyor
ki insanlara ve kuramlara güven duyulmasını sağlamanın yolu, onlara daha fazla sorumluluk ve hareket alanı sağlayan sahici
ve samimi adımlar atmaktan geçiyor.
Müslümanlar evvela yaratıcı oldular. Bu 800 yıl sürdü. Miladi 850 yılından itibaren, 16. yüzyılın sonuna kadar Müslümanlar ilimde mütemadiyen yeni şeyler keşfettiler.