Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı

Enes Başak

, bir kitap okudu
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 74. kitabı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 73. kitabı
II. Abdülhamid’in hekimbaşı Ahmed Muhtar Paşa’nın oğlu olan Ömer Ferid Kam, son derece iyi bir eğitime sahiptir. Dört dil bilir ve batı bilimi ile doğu ilmini harmanlayarak kendisini yetiştirir. Üniversite hocalığı ve profesörlük payeleri dışında, Ayasofya camisinde verdiği vaazlar ve çeşitli mecralarda kaleme aldığı dini yazılar ile tanınır. Bu çalışmalarını, üyesi olduğu Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye için yapar. Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye, dört yıl faaliyet gösteren ve İslam âleminde ortaya çıkan dini meselelere çözümler bulmayı, yabancıların veya Müslüman vatandaşların sorularına cevaplar vermeyi ve halkı dini konularda aydınlatmayı amaçlayan bir kuruldur. Bu amaçlarla Kam’ın Ayasofya camisinde verdiği vaazlar son derece büyük bir öneme sahiptir. Yeri gelmişken söylenmelidir ki halkın sinesinde deruni bir yeri olan Ayasofya camisinin müze statüsüne geçirilmesi ve ibadete kapatılması son derece yanlış ve düzeltilmesi gereken bir durumdu. Tekrar ibadete açılmasının Müslüman vatandaşları son derece mutlu ettiği aşikâr olup meselenin siyasi bir zemine oturtulmaya çalışılmasının Ayasofya’nın maneviyatına zarar verdiğini düşünmekteyim. Bu notla birlikte devam edelim. “Ayasofya Konuşmaları”, Ömer Ferid Kam’ın Ayasofya’da 1919-1920 senelerinde, binlerce insana verdiği sekiz vaazdan oluşuyor. Bu vaazların yekûnu dinsizlik akımına karşı mücadele etmek ve Müslümanları bilgilendirmektir. Dinsizliğin güç bulduğu noktaları tek tek tespit eden Kam, bunların her birine yerinde cevaplar veriyor. Bu ilmi konuşmalarında anlaşılmaz bir üslup kullanmaktan özellikle kaçınıyor. Muhataplarına çeşitli misaller vererek konuların daha iyi anlaşılmasına gayret ediyor. Eserin devamında, batının dinsizliğinin sağlam temellerden kaynaklanmadığını belirtiyor ve bu dinsizliğin “aydın olma” kisvesi
Ayasofya KonuşmalarıFerit Kam · Büyüyenay Yayınları · 20214 okunma
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2021 72. kitabı
1058-1111 yılları arasında yaşamış bulunan İmam-ı Gazali, Şafilik mezhebine yakın, son derece donanımlı bir âlimdir. Felsefe, edebiyat, fıkıh, kelam, tefsir, tasavvuf ve mantık başta olmak üzere birçok alanda çalışmalar vermiş, hayatını ilim ile dokumuş mümtaz bir isimdir. 500’e yakın eser kaleme alan ancak bunların sadece 75’i günümüze ulaşan Gazali, hemen her alanda eser vermiştir. En çok bilinen ve en büyük eseri olan İhya-u Ulumi'd Din, fıkıh ve tasavvuf üzerine olup halen en çok okunan İslami eserlerden biridir. Kendisinin çok daha fazla eserinin günümüze ulaşmamış olması önemli bir talihsizliktir. İmam Gazali, Büyük Selçuklu Devleti'nin tanınmış veziri Nizamülmülk tarafından Bağdat'ta bulunan Nizamiye Medresesi'ne baş müderris olarak görevlendirilir. Buradaki çalışmaları ile birçok önemli ismi etkiler. İmam-ı Gazali “Mülkün Sultanlarına” eserinde, yöneten sınıftaki kişilere, emirlere, vezirlere nasıl olmaları gerektiğini ve yönetilenlere, yani halka, yöneticilerin esas vazifelerini öğreterek baştaki yöneticileri sorgulamalarını öğretir. Hal bu üzere iken eserin, sadece emir ve vezir gibi kişilere değil, bugün evini idare eden her erkeğe ve kadına, yanında birilerini çalıştıran her patrona, tüm siyasi isimlere ve bunların ardından da tüm vatandaşlara hitap ettiği söylenebilir. Herkesin mutlaka bir hisse alabileceği bir eser olan “Mülkün Sultanlarına” bu bakımdan herkes tarafından okunmalıdır. “Mülkün Sultanlarına” eserinin İmam-ı Gazali tarafından Sultan Melikşah’a hitaben yazıldığı konusunda genel bir kanı olsa da önemli bazı kaynaklar eserin Sultan Sencer’e hitaben yazıldığını belirtir. O dönemi iyi anlayabilmek adına hayal edelim. İmam-ı Gazali bir sultanın yapması muhtemel hataları söylediği, yapması gerekenleri emir kipiyle anlattığı ve doğrudan bir sultana
Mülkün Sultanlarına / Nasihatül'l-Mülükİmam Gazali · Büyüyen Ay Yayınları · 202090 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 71. kitabı
2017 Nobel ödüllü yazar Kazuo Ishiguro’nun “Beni Asla Bırakma” eseri bir kurgu harikası olarak değerlendirilebilir. Kurgunun ilgi çekiciliği ve çok yönlü karakter ve mekân tasviri ile birlikte, eserin sade ve “zorlayıcı olmayan” dili, esere ciddi bir akışkanlık kazandırıyor. Başlarda “kolaylıkla yazılabilirmiş” hissi uyandıran eser, okundukça yazılabilme zorluğunu gözler önüne seriyor. “Beni Asla Bırakma” eserinde günü geldiğinde organlarını zorunlu bir şekilde bağışlamak üzere yetiştirilen klon çocukların hayatı anlatılıyor. Özel okullarda bir amaç uğruna yetiştirildiği düşüncesi aşılanan bu çocuklar, henüz orta yaşlarındayken organlarını bağışlayıp öleceklerini biliyorlar. Kaçınılmaz mutsuz sonu kabullenen çocuklar yine de hayata adapte olmaya ve bu kaçınılmaz amaç ile kendilerini değerli hissetmeye çalışıyorlar. Oysa bu bağışlanan organları sevdikleri için kullanan diğer insanlar, klon bireylere insan değillermiş gibi davranırlar. Kazuo Ishiguro bu eseriyle, mutsuz ve hayatından memnun olmayan bireylerin kaçınılmaz sona rağmen hayata tutunmalarına değiniyor. Her şeye rağmen yaşama mücadelesi bu devinime bir anlam kazandırıyor. Ayrıca Ishiguro, toplumsal katmanın en alt tabakasında bulunan ve tüm diğer insanların hayatı için gerekli olan bireylerin, buna rağmen toplumdan dışlanmasına trajik bir şekilde göndermede bulunuyor. Oysa toplumsal barış ve huzur için çok daha genelleyici bir adalet ve eşitlik uygulamasına ihtiyaç var. Ve ne kadar kötü giderse gitsin hayatın içinde, kendi değerli yansımamızı bulmamız gerekiyor. Sorgulayıcı ve edebi zevki yüksek bu eseri okuyan arkadaşlarım yorum yazabilirse çok sevinirim.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma