Mustafa Kirenci’nin hazırladığı “Ağustos Böceği Bir Meşaledir”, Sezai Karakoç’un aynı adlı şiirinin 6 şerhini içeriyor. Şiirlere şerh yazılma âdeti günümüz edebiyatında biraz unutulsa da, eskiden son derece yaygın olarak yapılan bir edebi çalışma türüydü. Sezai Karakoç’un “Ağustos Böceği Bir Meşaledir” şiiri üzerine yapılmış çok sayıda şerh bulunuyor. Kirenci, bu şerhlerden şiirin teknik özelliklerini inceleyenlerden ziyade, anlam yönünü inceleyen altı adedini kitaba aldığını belirtiyor. Kitapta yer alan şerhlerin yazarları; Âlim Kahraman, Şaban Sağlık, Dursun Ali Tokel, Şaban Abak, Lütfi Bergen Ve Celal Fedai. Karakoç’un “Ağustos Böceği Bir Meşaledir” şiiri, La Fontaine tarafından yazılmış bulunan “Ağustos Böceği İle Karınca” masalını yeniden değerlendiriyor. Bu masala göre karınca sürekli çalışırken, ağustos böceği aylaklık eder. Yazın biriktirdiklerini kışın yiyen karınca, soğukta aç kalan ağustos böceğinin kendisinden istediği yardımı geri çevirir. Karakoç bu masalı yeniden değerlendirirken karıncanın konumuna dokunmuyor, daha çok ağustos böceğine yapılan haksız tenkide odaklanıyor. Batı kaynaklı bu masal, kapitalizmi ve bencilliği körüklüyor, yardıma muhtaç olanlara yardım edilmemesini öğütlüyor. Ayrıca ağustos böceğinin şarkılar ve ilahiler ile Allah’ı tespih ettiğini, yani hayatın manevi yönünü göz ardı edip, hayatın yegâne gayesinin maddi birikim olduğunu ifade ediyor. Diriliş kavramının “kendisinde hayat bulduğu” Karakoç, bu şiiri ile hayatın manevi yönünü, yaratılanda Allah’ın isimlerini ve sıfatlarını görmeyi önemsiyor. Bu minvalde de ağustos böceğine hakkını teslim ediyor. Kitapta yer alan tüm şerhler birbirinden farklı noktalara temas ederek şiiri yorumluyor. Son derece faydalı bu tarz şerh çalışmalarının sayıca ve nitelikçe artmasını ümit ediyor, Üstad