Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı

Enes Başak

, bir kitap okudu
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 68. kitabı
Şems-i Tebrizî
8.3/10 · 74 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
Bir biyolog ve fizyolog olan, aynı zamanda İslami düşünceleri ve araştırmaları hayatının merkezine almış bulunan Sinan Canan, çok önemli bilimsel konulara, “Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler” eserinde parmak ısırtacak bir esneklikle değiniyor. Batının bilimsel kaynaklarının olduğu gibi İslamiyet’e uyarlanamayacağını çünkü batının biliminin dogmatik Hıristiyanlığa karşı gelişirken mecburen din ve bilimin çatıştığını belirtiyor. “Oysa İslamiyet bilimi reddetmez emreder, araştırmayı ve ilmi önemser” diyerek sanılanın aksine bilimin ve İslamiyet’in çatışmadığını ifade ediyor. Sinan Canan eserinin özünde bilmeden konuşmamayı, konuları uzmanlarına bırakmak gerektiğini ve araştırmanın ve biliminin değerini görebilmeyi tavsiye ediyor. Bu fikirlerini evrim teorisi özelinde uzun uzadıya anlatan Canan, evrime “inanıyorum veya inanmıyorum” demekten ziyade evrimi doğru anlamaktan bahsediyor. Popüler bilim okumayı sevenlerin bir çırpıda bitireceği bu eserin, herkesi okumaya, araştırmaya ve bilimsel üretime sevk edeceğine inanıyorum.
Kimsenin Bilemeyeceği ŞeylerSinan Canan · Tuti Kitap · 20183,281 okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
Ahmed Midhat Efendi, bizler için önemli bir miras olarak hafızalarda yer etmelidir. Batı’nın felsefi problemlerinin ilk defa onunla düşünülmesi, bir edebiyat okulu gibi çalışan ve gazetecilik tarihimizin en uzun ömürlü gazetesi olan Tercüman-ı Hakikat’i çıkarması, fikir ve edebiyat hayatımıza yaptığı bazı katkılardandır. Aynı zamanda, ülkemize ve gazetesine davet ettiği Olga Lebedeva, yani sonradan aldığı isimle Madam Gülnar, sayesinde Rusça eserlerin dilimize kazandırılma süreci başlamış ve bu ikilinin çalışmaları sayesinde çok önemli Rusça eserler Türkçeye çevrilmiştir. Bu katkıları için kendisine çok teşekkür ediyoruz. Budizm’in hızlı bir şekilde Avrupa’da yayıldığını gören ve birkaç Fransız gazetesinde Fransa’da Budizm’e yoğun bir ilgi olduğunu okuyan Ahmed Midhat Efendi, bu durumu değerlendirmek üzere “Paris’te Otuz Bin Budist” eserini yazar. Eserinde Avrupa’da Budizm’in hızlı yayılmasının doğruluğunu araştırır ve eğer doğruysa buna sebep olabilecek etmenleri inceler. Budizm’in tarihi gelişimini ve günümüzdeki akaitlerini inceler. Aynı zamanda Budizm dini ile diğer semavi dinleri, bilhassa Avrupa’da Budizm hızla yayıldığından Hıristiyanlığı karşılaştırır. Ahmed Midhat Efendi’nin bu eseri yazmasındaki asıl gaye, Budizm’in hızlı yayılışının sebebini araştırmaktır. Eserin sonunda Ahmed Midhat Efendi, Budizm’in Avrupa’da söylendiği gibi hızlı yayılmasının sebebinin Budizm’in sağlam bir yapısı olması sebebiyle değil, daha çok Avrupalıların hakiki bir fikir arayışı sebebiyle olduğunu belirtir. Kadim din anlayışı ile Avrupa’da Budizm’e yönelmenin çok olduğunu tespit eder ancak bu insanların daha kadim bir din olan Yahudiliği es geçtiğini belirtir. Özetle Ahmed Midhat Efendi, Budizm’in hızlı yayılmayı hak edecek bir inanış olmadığını, aksine Fransızların bu konuda aceleci
Paris’te Otuz Bin BudistAhmet Mithat Efendi · BÜYÜYENAY · 20216 okunma
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 65. kitabı
Çağdaş İran şairlerinden biri olan Sohrab Sepehri, İran’da, ölçü ya da ritme bağlı olmayan "Yeni Şiir" akımının beş önemli temsilcisinden biridir. Şiir yazma ile birlikte güzel sanatlarda da kendini geliştirmek isteyen Sepehri, resim üzerine eğitim alır. Şairliği ve ressamlığı başarılı bir şekilde bir arada yürütür ve resimleri çok sayıda ödül alır. Sanatın satılabilir bir meta olmadığına inanan Sepehri resimlerini satmayı reddeder ve resimlerini sanatseverlere hediye eder. “Rengin Ölümü” eseri, Sepehri’nin ilk şiir çalışmalarını içermektedir. “Rengin Ölümü” Sepehri’nin ilk eseri olmasına rağmen eleştirmenlerce başarılı bulunur. Bu da Sepehri’ye yeni şiirler yazmasında önemli bir motivasyon sağlar. Eserde şiirler, meraklılarının inceleyebilmesi için, Farsça ve Türkçe birlikte verilmektedir. Şiir, başka bir dile çevrilmesi en zor olan edebi türlerden biri olmasına rağmen, eserdeki şiirler iyi bir anlam bütünlüğüne sahip. Bu da çevirinin çok iyi bir şekilde yapıldığını gösteriyor. Eserden bir şiirin bir bölümünü vererek şiir severleri bu eseri okumaya davet ediyorum. “Dağın teninde yılan gibi sürünüyor bir yol, Yolda gelip geçen biri. Vadinin hayali ve yalnızlık Korku salmış onun damarlarına Göz dikmiş her köşesine kuruntu pınarının nakşı, Dağın bedenindeki her bir yarıktan Bir yılan sarkmış dışarıya Ve her taşın ardından hışımla Hançer çekmiş bir diken.”
Rengin ÖlümüSohrab Sepehri · Damevend Yayınları · 2020220 okunma