Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı

Enes Başak

, bir kitap okudu
9/10
·560 syf.·
Beğendi
·
2021 56. kitabı
Kemal H. Karpat
8.7/10 · 278 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
Raimondo Luraghi, İtalya'da Amerikan tarihinde bir kürsüye sahip olan ilk kişidir. 1964 yılında yayınladığı “Sömürgecilik Tarihi” kitabı ile emperyalist devletlerin sömürge tarihini 1300’lü yıllardan başlayarak inceliyor. Önsözde, kitabında tüm sömürge faaliyetlerine yer vermediğini ve bazı bilgilerin daha detaylı araştırılması gerektiğini söyleyen Luraghi, sözlerini “amacım bazı kişileri bu sorunları derinlemesine incelemeye yöneltmek” ifadesiyle bitiriyor. Yani bu kitap bu alanda yapılacak çalışmalar için sadece ilk adım anlamına geliyor. Luraghi dipnotlarla kitabı boğmuyor. Sömürge faaliyetleri güzel bir şekilde incelenip kronolojik olarak veriliyor. Sömüren devletlerin sömürge uygulamalarındaki farklılıklar anlatılıyor. Sömürge devletlerim bağımsızlıklarını kazanma süreci ile de kitap tamamlanıyor. Eski sömürge faaliyetlerinin yeni yeni bittiği, yeni sömürge (neo-colonialism) uygulamalarının yavaş yavaş gündeme geldiği 1964 yılında böyle bir çalışmanın yapılmış olması son derece güzel. Bunlarla birlikte eserde ciddi eksiklikler var. Öncelikle tam bir sömürgecilik tarihinden bahsedebilmemiz için kitapta tüm sömürge faaliyetlerinden bahsedilmesi gerekiyor. Luraghi bunu önsözde belirtse de hepsinin anlatılmasını isterdim. Örneğin Avustralya’dan hiç bahsedilmemiş. Aborjinlerin neler çektiği de biraz anlatılsaydı keşke. Ayrıca, sömürge uygulamaları ayrıntılı bir şekilde anlatılmamış. “Portekizli askerler Angola’da bir kıyıma ve köle ticaretine girişmişti” cümlesi ile geçiştirilen olaylar çok daha derin bir şekilde anlatılmalıydı. Sömürge halklarının çektiği eziyetler, dışlanmalar, tasmalar, kelepçeler, tecavüzler, cinayetler, sömürüler daha ayrıntılı ifade edilmeliydi. Ayrıca sömürge devletlerin bağımsızlıklarını kazanma sürecinde yaşadıkları da daha ayrıntılı
Sömürgecilik TarihiRaimondo Luraghi · E Yayınları · 2011332 okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 54. kitabı
Kitap: Siyah Pantolon Yazar: Alişan Kapaklıkaya Yayınevi: Yediveren Yayınları Eğitimci - yazar Alişan Kapaklıkaya’nın son kitabı “Siyah Pantolon” hem çok duygulu hem de hayatı sorgulatan bir eser. Yoksulluk içerisinde büyüyen üç kardeşin en küçüğü, abisinin yedeği olmayan, yanlızca okula giderken giydiği siyah pantolonunu giymek ister. Yoksulluğu iliklerine kadar işlemiş abisi, pantolonunun başına bir şey gelmesinden endişe ettiğinden kardeşine vermek istemez. Ancak kardeşin ısrarlı talepleri bir süre sonra bunaltıcı olmaya başlar ve abisi kardeşine pantolonunu bir gün okul çıkışı vereceğini söyler. Ne yazık ki kardeş, abisi okuldan dönmeden önce gerçekleşen bir kazada hayatını kaybeder. Abinin yaşadığı pişmanlık, babanın aynı anda üç çocuğuna da pantolon almaya gücünün yetmemesi, geri planda çocuklarına sevgisini yeterince gösteremeyen bir anne… Ve en önemlisi, dram yüklü bu hikâyenin bir kurgu değil, Kapaklıkaya’nın hayatı olması… Pişmanlık çok feci bir öğretmendir. Ondan ders almamak lazım. Onun acısını tatmadan önce, insanın kendisini, hayatını bir güzel sorgulaması lazım. Zira pişmanlık bir kere başa geldi mi, bırakın birkaç saat, birkaç saniye bile öncesine gidilemez ve pişmanlığa sebep olan durumu düzeltilemez. Eskiden anne ve babaların çocuklarını kendi anne ve babalarının yanında sevmesi ayıplanırdı. Bu töre, gelenek vesaire her nereden kültürümüze yerleşti bilinmez ancak maalesef bu yüzden birçok çocuk sevgisiz büyüdü. Kitapta bahsi geçen bu durumu ben de bizzat yaşadım. Allah’tan artık bu davranış biçimi hemen hemen bitti diyebilirim. Kapaklıkaya’nın bu kitabı, daha doğrusu kendi hayatı, yoksulluk, saçma bir geleneğin getirdiği sevgisizlik ve bir hatanın yaşattığı pişmanlık ekseninde geçiyor. Mutlaka okunması gereken bu eserin birçok insana önemli dersler
Siyah PantolonAlişan Kapaklıkaya · Yediveren Yayınları · 2021689 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 53. kitabı
Katharine Burdekin tarafından 1937 yılında yazılan “Swastika Geceleri” önemli bir distopya eseridir. Diğer distopyalardan farklı olarak feminizm distopyası ile öne çıkar ve bu alandaki en önemli kitaplardan biri olarak kabul edilir. Kitaba adını veren ve gamalı haç anlamına gelen Swastika kelimesi ve kapaktan da anlaşılacağı üzere, bu kitap bir Alman distopyası. Dünya, çeşitli savaşlar sonucunda Alman ve Japon devletleri olarak iki kutba bölünür. Alman devletinde geçen kitap, Hitler’i Tanrı, Almanları üstün ırk olarak kabul eden bir felsefeye sahip. Hitler henüz hayatta iken yazılan bu kitabı önemli kılan ise feminist distopik öğelerin diğer kült distopya kitaplarına göre daha ağır basması. Kadınların hayvan sınıfına indirgenmesi, kadınların erkeklerden ayrı bir bölgede kafeslerde tutulması, sahipsiz kadınlara her erkeğin istediğini yapabilmesi gibi sayısız alt bilgi feminist distopik temayı oluşturur. Beni üzen ise kitabın bu yönü o kadar ağır basmış ki genel yönetim distopyasına yeterince girilmemiş olması. Oysa çok daha ayrıntılı öğeler kullanılarak bu kitap zenginleştirilebilirdi. Örneğin, bu kitaptan 12 yıl sonra yayınlanan 1984 kitabında George Orwell, bu kitaptan birçok alt metin (ç)alıntısı yapar ancak Orwell bu alt metinleri öylesine işliyor ki 1984’ün bu kitaptan daha kült bir distopya kitabı olmasına şaşırmamak gerekiyor. Yani Burdekin feminist distopya ile bir yazar olarak bir ilki başarıyor ancak buna o kadar saplanıyor ki kitabı daha genel bir temellendirmeye oturtamıyor. Son olarak, 1937 yılında bir kadının böyle bir kitap yazması, bende, o dönemin sosyolojisini, toplumda cinsiyetlerin rollerini, kadının toplumdaki yerini ve önemini araştırma isteği uyandırdı. Zira bu konuda çarpıcı sonuçlar çıkacağını düşünüyorum. Başta distopya severler olmak üzere tüm
Swastika GeceleriKatharine Burdekin · Encore Yayınları · 2014875 okunma