…Sanki midemden başlayarak bütün karnımda keskin asitli sıvılar birikiyordu,sanki yakıcı ve yapışkan küçük denizyıldızları iç organlarıma yapışıyordu.Şiddetlendikçe hacmi genişleyerek artan acı; alnıma,enseme,sırtıma,hayallerime,her yerime vurur,beni boğar gibi sıkıştırırdı.
…Ama en mutlu anı işaret ettiğimizde, onun çoktan geçmişte kaldığını, bir daha gelmeyeceğini bu yüzden bize acı verdiğini de biliriz. Bu acıyı dayanılabilir kılan tek şey o altın andan kalma bir eşyaya sahip olmaktır…