Oysa çocuklar şekil verilecek hamur veya oyuncaklar değiller. Her birinin kendine ait bir tabiatı var. Onları sahip oldukları bu tabiatıyla kabul ederken mümkün olduğunca doğru yönlendirmek ve bu sorumluluğu üstlenmek değil midir anne babaya düşen görev?
Kitabın temeldeki mantığını çok beğendim.
İhmal size yapılanlardan dolayı değil yapilmayanlardan dolayı olusur. Bu nedenle olmayan ve yapılmamış bir seyi görememeniz cok normaldir.
İnsanın kendine ve çevresine farklı çerçevelerden bakmasını sağlayan, oldukca öğretici ve faydali bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kendiniz ve duygularınız üzerine düşünmeyi seviyorsanız mutlaka beğeneceksiniz.
Keyifli okumalar :)
Duyguların kendileri iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış, ahlaklı veya ahlaksız değildir. Her insan öyle ya da böyle bir zamanda öfke, kıskançlık, nefret, yıkıcılık ve üstünlük duygularını hisseder. Bu duygularin kendisi kötü değildir ve bizi kötü bir insan yapmaz. Önemli olan bu duygularla ne yapacağınızdır. Kendinizi hissettiklerinizden dolayı yargılamayın. Kendinizi eylemlerinizden dolayı yargılayın.