Ömer Faruk

Ömer Faruk
@dromerfaruk
null
2 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Eskiden bildiğimiz yerler, kendilerini kolaylık olsun diye yerleştirdiğimiz mekanlar alemine ait değildirler sadece. O zamanlarki hayatımızı oluşturan, birbirine bitişik izlenimlerin ince bir dilimidirler; belirli bir görüntünün hatırası, belirli bir anın özleminden ibarettir ve evler, yollar, caddeler de, heyhat, seneler gibi uçup giderler.
Sayfa 365
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Somerset Maugham da Orwell'la aynı kanıda:"Sabah banyosu, sınıflar arasındaki farkı doğum, zenginlik ve ya eğitim gibi unsurlardan çok daha belirgin çizer. Demokrasi için foseptik çukurlarının yaygınlaşması, parlamenter kurumların oluşturulmasından çok daha önemlidir. Hijyen kolaylığı sağlayan unsurların icadı, insanlar arasındaki eşitlik duygusuna her şeyden çok zarar vermiştir. Bu unsurların icadı ve seçkin kişilerce güncel kullanımı, sınıfsal nefretin oluşumunda, sermayenin bir azınlığın elinde toplanmasından çok daha fazla sorumludur."
Sayfa 83
Siyaset
George Orwell 1930'larda diyor ki, "Sınıf ayrımının gerçek gizemi aslında üç korkutucu kelimede yatar: Düşük sınıfların kokusu!" Orwell'a göre işçi sınıfının kokusu tek başına - bırakın üretim ilişkilerini ve üretim araçlarının mülkiyetini- sınıflar arası çelişkinin uzlaşamaz olmasının en büyük nedenidir. Hiçbir beğeni ve ya iğrenme, fiziksel duygular kadar belirgin ve kökten olamaz Orwell'a göre. Irksal nefret, dinsel nefret, eğitim farkları, hatta ahlak kodlarındaki farklılıklar bile üstesinden gelinebilecek şeylerdir; ancak fiziksel bir itkinin üstesinden gelinemez. İşçi sınıfına atfedilen bu itici kokunun kaynağı; aslında elbette işçilerin vücutlarını kullanarak çalışmak zorunda olmaları ve vücutlarını çok daha az kullanan burjuvazi ile mukayese edildiğinde maça zaten 1-0 mağlup başlamaları. Bir diğer yadsınamaz gerçek de işçi sınıfından halkın evlerinde, burjuvazinin evleri gibi banyo ve ya duş gibi olanakların olmaması. Proleterler başka yerlerde banyolara gidebilirler; ancak bunların kullanım ücretleri de işçi bütçesini çok aşan rakamlarda. Öyle bir hale geliyor ki sonuçta olay, temizlik, parası olanın elindedir ve bu sayede kötü koku zengin ile fakirin bir ayrışım noktası olarak görülmeye başlanır.
Sayfa 81 - undefined
Geceleyin, bir can yoldaşı isteyip umduğu yerde kendini yapayalnız bulmak kimini ürkütür. Ne var ki, insanın içgüdüleriyle, duyuları, belleği, kıyaslama, kestirme, sonuç çıkarma yetenekleriyle görüş gücü - mantıkçının listesinde bulunan her türlü kanıt - birleşerek onu yapayalnız olduğuna inandırmışken, birden gizemli bir can yoldaşının varlığını keşfetmek, çok daha sinir yıpratıcı bir durumdur.
Sayfa 19 - Can yayınları/e-kitap